içinde

Şİ’RÂ Yıldızına

images 2 5

Ey kalbime ve ruhuma ışıyan Şi’ra !
Işıdığın yerden şifrelerini göster bana
Erlerinle birlikte yetiştir Rahman kelimelerini ruhuma
Geceleri parlaklık ver alınyazımın karanlık noktalarına
Öyle bir parlaklık ver ki alınyazım bir daha gömülmesin karanlığa
Ahh! Senden ışıyacak olan her ışığa muhtaçtır benliğim
Çaresiz bir benlikle senin yanına varmak istiyorum Şi’ra
Bu benlikle Sana gelip, seninle yeryüzünü tefekkür etmek istiyorum
Söylesene Şi’ra !
Senin yanına gelirsem beni kabul eder misin dostluğuna
Seninle birlikte yolculuk yapar mıyız Süreyya’ya
Seninle gökler ülkesine konuk olup muhabbet eder miyiz Zühre yıldızıyla
Birlikte Gök ezgilerini söyler miyiz gökyüzündeki duraklarda
Ahh! Şi’ra biliyorum !
Sensiz bu göğsüm hep hüzünle dolacak
Sen olmadan benliğim kalan dakikalarını hüzünle yaşayacak
Gönlüm seninle uğradığımız noktaları hep hüzünle dolduracak
Ahh! Şi’ra
Olmak isterim seninle Kudüs’te, Mekke’de, Medine’de, Şam’da
Seninle yürümek isterim o mübarek yollarda
Ve o yollarda mücadele etmek isterim Senin ışığının parlaklığıyla
Bu parlaklıkla Tevhid bayrağını taşımak isterim en yüce noktalara
Ahh Şi’ra !
Zulmü ne zaman bitireceğiz İslam topraklarında
Ne zaman üstümüzdeki ağırlığı atıp yol alacağız mübarek mekanlara
Ne zamana kadar sessiz kalacağız mazlum müminlerin feryatlarına..
Biliyorum ve inanıyorum Şi’ra !
Elbet bir gün kalbimizde bulunan kötü ifadeleri savuracağız uzaklara
Sonrasında kararlı bir hâlle düşeceğiz yollara
Ve O hâlle kalbimizdeki anayasal ilkeleri açıklayacağız mümin ruhlara
Ahh Şi’ra ben sadece âciz bir insanım !
Bir başıma bir şeyler yapamam bu hayatta
Ben kelimesi ile hayata bakmak bir bakıma kısır  bir şekilde bakmaktır hayata
Biz toplu olup güçlü bir şekilde vurmalıyız zalim gürûhlara..
Ahh! Şi’ra biliyor musun sen buralara ışımazken biz neler yaşadık bu asırda
Yüzbinlerce mümini şehit ettiler Halep’te Hama’da Şam’da
Kadın, çocuk, yaşlı demeden katlettiler acımasızca
Onlar İslamın nurunu söndürmeye çalıştılar bütün bu yaptıklarıyla
Ahh Şi’ra neler söylemeli bu zalimlere !
Ne yapmalı müslümanlara nefretlerini kusan küffar askerlerine
Susalım mı haykıralım mı merhametten yoksun yüreklere
Sence harekete geçip güçlü bir tepki vermemiz gerekmez mi bu kan emicilere
Şunu bil ki Şi’ra !
Bu zulüm çağında da Muhammedi erler yetişecek ümmetin yardımına
Salih, Süheyl, Uğur, Abdulkerim, Talha,  ve Yusuf’larla ulaşacağız mazlumlara..
Ve kalbimize astığımız kardeşlik manifestosunu sunacağız onlara
Ey Müslümanlar!
Ey eşref-i mahlûkat !
Yürüyün küfür yuvalarına tevhid kelimeleriyle
Yıkın bu kapitalist düzeni ellerinizle
En yüksek haykırışla çıkın tağutların karşısına
İnanıyorsanız üstün olan sizlersiniz ayetini hatırlayın yürüdüğünüz yollarda
Haydi yürüyün Rahmani olan Erler!
Birlikte yürüyün, sizlerle yürüsün bütün müminler!
Bu seslenişten sonra yeni bir haykırış uzattık gökyüzüne
Ey Şira’nın da yaratıcısı olan Rabbimiz!
Bizler inananlar olarak geldik huzuruna
Mezhep, meşrep ayrımı yapmadan yine seninle geldik sana
Ruhlarımızı ulaştır sonsuzluk duraklarına
Ey Şi’rayı kendi nurunla yaratan rabbimiz !
Güneşten daha parlak olan Şi’radan parıltılar bırak yüzlerimize
Ve Gökyüzünden ışıyan Şi’ra yıldızını as gönlümüze
Ahh Şi’ra !
Biliyor musun kalblerimiz de paramparçadır bugünlerde
Şimdilerde ruhumuz da sebat eder sessizlikte
Ve bu sessizlik demlerinde ruhumuza ulaşan bir ses ile yoğunlaşırız duygular üzerinde
Ben Şi’ra! hayallerinizin ötesinden ışırım kalplerinize
Ben bir hiç’im, bir gün ben de yok olacağım Rahman’ın kudret eliyle
Sizden sadece bir tek isteğim var şu kıyamete yakın demlerde
Rahman’ın azametini hatırlayın beni her  gördüğünüzde
Ve beni gördüğünüzde her şeyin yok olacağı fikrini benimsetin benliğinize..
İşte ben Şi’ra!
Samimi olan bu vasiyetimi asıyorum gönlünüze
Ahh Şi’ra !
Bu çağda göğsümüzde bulunan yarım bir kalple nasıl yaşarız
Nasıl yürürüz çağ’ın düzenine tepki vermeyen bir ruh hâliyle
Yeryüzünde Allah’ın hükmünü benimseden ulaşabilir miyiz zafere
Bilmiyorum ama şunu bil ki Şi’ra!
Bizler bu vasiyetini tutacağız son nefeste de
Allah yolunda yürüdüğümüzde, koştuğumuzda söyleteceğiz bu vasiyetini tüm evrene..

Ne düşünüyorsun

Bir cevap yazın