içinde

Siz Hiç Başkası Oldunuz Mu?

images 17

“Şöyle yap”,”Hayır şöyle yaparsan böyle olur.”,”Nasıl bu kadar kalpsiz olabiliyorsun?”,”Bir insan neden bunu yapar anlamıyorum!”

Anlamazsın tabii. Hiç kalpsiz olmadın, hiç kararsız olmadın, tembel olmadın. Kalpsizleri, kararsızları, tembelleri ve daha nicelerini anlamıyorsun daha da kötüsü yargılıyorsun. Çünkü hiç kendinden başkası olmadın.

Meşhur ‘Ezel’ dizisinde Cengiz’in Ali’ye söyledikleri, bir diziden beklemeyeceğim şekilde farklı bir pencere açmıştı bende. Tam hatırlamasam da özeti şuydu: “Biz kötüyüz Ali, biz buyuz işte. Başka türlüsü gelmez elimizden.”

Ali de düzgün bir insan olmaya karar verip tabancasını havuza attıktan sonra bir dakika içinde havuza geri atlayıp tabancasını almıştı. Cengiz haklı çıkmıştı.

Otomatik Portakal filminde de neredeyse kötülere hak vermek, onlara merhamet etmek üzereydim. Dur durak bilmeden kötülükler yapan Alex’i tıpta yeni bir yöntemin parçası olarak denek olarak kullanmışlardı ama içindeki kötülüğü söküp atamamış sadece eylemlerini değiştirmişlerdi. Sonuçta Alex, otomatik bir portakala dönüşmüştü yazarın tabiriyle. Demek istediğim Alex, aklına kötülük geldiğinde dahi kusmasına, acı çekmesine rağmen içinden gelen kötülüğe engel olamıyordu.

Kötüler kötü kalsın, yaşasın kötülük, demiyorum tabii ki. En uç noktalardan örnekler vererek, içinden kötülükler gelen insanları bile anlamamıza çalışarak çözüme giden yolları açmaya çalışıyorum. Yargılayarak, kızarak, aşağılayarak bir yere varamadık çünkü.

Çok çabuk yargılıyor, uzaktan çok kolay konuşuyoruz. “Onun yerinde olsaydım şöyle yapardım”ların ardı arkası kesilmiyor. Hiç baskı görmemiş genç, arkadaşının itaatkarlığına kızıyor. Hiç çocuğu olmamış gençler, bir annenin çocuk yetiştirme şeklini yargılıyor. Hiç hemşire/doktor olmamış insanlar hemşirelere, doktorlara kızıyor. Öğrenmeyi çok seven ben; kitap okumayan, bilgi edinmeyen, kültürel faaliyetlere katılmayan insanlara kızıyorum. Ama sonra hatırlıyorum: Ben hiç öğrenmeyi sevmeyen, kendimi kitap okumaya, bilgi edinmeye zorlayan bir insan olmadım ki. Kızmak ne haddime?

Evet yargılama sebebimiz onun kötü bir şey yapıyor olduğunu düşünmemiz olabilir. Ama yol yanlış. Baykuşu anlamak için önce baykuş olacaksın. (Yazar burda ‘baykuş olmak’ yazısından esinleniyor) Baykuş olmamın şartları içinde düşüneceksin ama hedefin baykuşun fiillerini değiştirmek olmayacak. Baykuşa baykuşun aklını, kalbini değiştirecek şeyleri tanıtacaksın. Ama unutma amacın baykuşa yeni kanatlar, bir şapka bir gözlük takarak fiilde değiştirmek olmamalı. İşte o zaman belki herkesin birbirini anladığı huzur ve barış dolu bir dünya yaratabilirsin.

Ne düşünüyorsun

Turuncu Yazar

Yazar Azize Akdemir

Söylenmiş sözleri tekrarlamaktan korkarım. Bunu bilir bunu yazarım.
Tabii ki yazdıklarımın sayısı okuduklarımın sayısını geçmeyecek :)
MSKU FTR'18
Bursa

Yıllık üye

Bir cevap yazın