Yalnızlık… Ne soğuk bir kavramdır yalnızlık. Bize hayattan bunaldığımız anlarda o soğuk ellerini uzatır. İlk başta cazip gelir o eller. İçimizi ferahlatır soğukluğuyla. Ya sonra… Yalnızlığa sığındıkça buz tutar vücudumuz yalnızlığın soğukluğunda. Bu defa da içimizi ısıtmak için sıcak bir gülümseme ararız başkalarının bakışlarında.

Aslında yalnızlık bizim onu nasıl yaşadığımıza bağlıdır. Bazen huzurdur, bazen de hüzün… Bazen korkudur, korkularımızdır, kaçtıklarımızdır. Bazen de kendimizi aramaktır hayatımız boyunca. Yalnızlıktır bize bilmediklerimizi öğreten, diğer insanlara nasıl muhtaç olduğumuzu gösteren. Evet, elbette başkalarına ihtiyacımız var. Çünkü yaşamımızı değerli kılan onu başkalarıyla paylaşabilmemiz değil midir?

Yalnız kalmak istemeyiz çoğunlukla, çünkü yalnızlık rahatsız eder bizleri. Çünkü bize kendimizi yarım hissettirir yalnızlık. Ne mutluluğumuz tam olur ne de hüznümüz… Yalnızken paylaşamayız hiçbir şeyi. O zaman da anlamı kalmaz mutluluğun, hüznün, sevginin…

Evet, bazen de kendi kendimizi bırakırız yalnızlığa. Yenik düşeriz bazen. Belki bu başkalarına kızdığımız içindir, belki de başkalarından kaçtığımız için… Böyle zamanlarda çok cazip gelir yalnızlık, tek çıkış yolu olarak görürüz onu… Ne kadar sevmesek de tek sığınağımızdır o…

wp_20150322_17_24_02_pro__highres

Yalnızlık belki de bir çöle benzer. O uçsuz bucaksız kumlar, bizim için hiç bir şey ifade etmeyen ve bizim de onlar için bir şey ifade etmediğimiz insanlardır. Ancak o çölde bir yerlerde yeşil bir vaha vardır ve o vaha yalnızlığımıza son verecektir. Tabii ki o vahayı bulmak için önce o çölü aşmamız gerekir, çünkü vahayı anlamlı kılan çöldür.

Yalnızlık aslında en büyük acıyı, aynaya her baktığımızda artık kendi yüzümüzden başka bir yüz göremeyeceğimizi bildiğimizde, en çok sevdiğimizin artık olmadığını bile bile yaşamak zorunda kaldığımızda verir bize. Çünkü yalnızlık mutlu olduğumuzda gözlerimizdeki ışığın yansımasını bir başka insanın da gözlerinde göremememizdir. Çünkü yalnızlık hüznümüzü sadece kendimizle paylaşabilmemizdir.

Nermin
22 yaşında bir İngilizce Öğretmenliği son sınıf öğrencisi ve bir blog yazarı. Bol bol okur, yazar, çizer, fotoğraf çeker ve gezer. En büyük hayallerinden biri; çok mutlu olacağı bir yerde, çok sevdiği bir işi, çok sevdiği kişilerle birlikte yapmak.

1
Kimler Neler Demiş?

Please Login to comment
1 Comment threads
0 Thread replies
1 Followers
 
Most reacted comment
Hottest comment thread
1 Comment authors
Evren Sarı Recent comment authors
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Evren Sarı
Yazar

10 numara 5 yıldız ifadesinin sahibi olan yazı galiba… #yazıdiyebunaderim