Mahir Taşyurt

Virüslü yalnızlık

Şaşırmadım, bu virüsün bünyemi bu denli sarmasını. Yalnızlık, bir cüzzam hastalığı ki sonu sadece güzel gülenlerin ağzı. Halbuki ağzının yerini bildiğim için, dokunduğum idi bu yalnızlığın. Toplaştı şimdi kır çiçekleri, sakalsız...

Rüyamın Sende Yarım Kaldığı Yer

rüyamın sende yarım kaldığı yerde uyandım tuttum kirpiğinden boşluğa astım kendimi gözlerine her bakışımda içimde bir eşkıya öldü ismini yazdım isminde ki suya su titredi avuçlarımda gecenin lacivetliğindeydi yüzün tanrı...

İntihar Çeşitleri

seni öpersem eğer nesli tükenen canlılar kurtulabilir dünya ekseninden umutla kayar cumartesiler sürer boyna bir astronot oksijen alır uzayda şimdi öleceksek eğer müzeyyen hanım ters doldurur bardağa mereti en güzel acılara...

Küller

avuç içlerimde toplanmış küller ruhumda atlar ağıt duruyor yaşamanın kuralını bir yerlerde belirlemişler iki kaktüsü birbirini öperken görüyorum tanrım senden özür diliyorum mevsim kendi normallerinde seyrediyor temmuz hâlâ eylül ziyadesiyle eskici, gençliğimin...

Mail bültenimize abone olun

Yazılardan haftalık mail ile haberdar olun.

Çok okunan