içinde

Mornota yazarlarından: Aziz Can Şensazlı

Aziz Can Şensazlı

Aziz Can Şensazlı lise öğrenimini Manisa Lisesinde tamamlamış ve ardından Çankırı Karatekin Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümünden mezun olmuştur.

Mornota ile nasıl tanıştınız?

Mornota ile tanışma hikayem bu sitenin kurucuları ile birlikte liseyi okumuş olmamdan kaynaklanıyor. Beraber aynı lisede okuduktan sonra yollarımız farklı üniversitelere düşse de irtibatımızı kaybetmedik. Bana bir site kurduk sende bizim sitede yazar mısın? dediler bende yazmaya olan merakıma ve hevesime güvenerek kabul ettim.

Mornota hakkında ne düşünüyorsunuz?

Site gerek bilgi yönünde gerek şekil yönünden oldukça yeterli ve kullanışlı.

Yani site genel çizgi olarak genel kültür, sosyal yaşam ve edebiyat ağırlıklı bir site ve içerikleri okumak gerçekten çok keyif verici.

Yazı yazan tüm yazar arkadaşlar gerçekten güçlü ve sağlam bir kaleme sahip. Şu an Mornota bana göre tozlanmış bir altın külçesi gibi. Gördüğü değerden daha fazlası hak eden bir site, ben eminim ki bu yazar kadrosu o altın külçesinin tozunu silecek ve Mornota’yı hak ettiği değer ile özdeşleştirecektir.

Bize biraz kendinizden bahseder misiniz? Sizi yazmaya iten şey ne oldu?

Ben Çankırı Karatekin Üniversitesi Uluslar arası İlişkiler bölümü mezunuyum. Üniversite hayatına gelene kadar bulduğu en küçük yazı parçasına kadar her şeyi okuyan biriydim.

Üniversitede okuduğum bölümde araştırma ve analiz ağırlıklı olunca ister istemez ucundan kıyısından makaleler yazmaya başladım.

Üniversiteden öğretmenim yardımıyla birlikte hakemli bir dergide makalem yayınlanınca yazma işine hevesim iyice arttı. Okuduğum bölümde hatırı sayılı işler yapmak istiyorsanız kendinizi güncel tutmanız gerekmektedir.

Kendinizi güncel tutmanın iki temel diğeri vardır : okumak ve yazmak.

Beni yazmaya teşvik edende bu bağlamda kendimi güncel tutma isteği olmuştur.

Bir yazar olarak okuduğunuz ve beğendiğiniz yazarlar kimlerdir?

Okuduğum yazarlar içerisinde en beğendiğim ve hiç beğenmediğim şeklinde bir derecelendirmeye girmedim hiçbir zaman. Okuduğum her yazardan bir şeyler kapmaya çalıştım hep. Victor Hugo’nun betimleme tarzını, Tolstoy’un bilgi dağarcığını, Ömer Seyfettin’in hikayeleme özelliğini, Mehmet Akif Ersoy’un şairaneliğini, Edward Hallet Carr’ın eleştirel üslubunu, Montaigne’in kalemini, Machievelli’nin realistliğini ve Thomas Hobbes’un idealistliğini anlamaya ve özümsemeye çalıştım.

Hangi kategorilerde yazıyorsunuz? Konularınızı neye göre seçiyorsunuz?

Ben genelde bölümümle ilgili yazılar yazmaktayım. Biraz sitenin tarzının dışında kalan bir alan ve üslupta yazmaya çalışıyorum. Bu yüzden belki de yazılarım pek okunmuyor. Çünkü alanı olmayan kişiler için bir sürü ıvır zıvır gelebiliyor benim yazdıklarım. Çünkü benim alanımın bir de kahvehane ağzı olduğu için kahvehane ağzı bilimsel ağza her zaman üstün gelmiştir.

Konu seçimimi genelde güncel olayların arka planını açıklamaya yönelik şeklinde seçmeye çalışıyorum.

Misal Suriye’ ye Birleşmiş Milletler müdahalesi gündemdeyken ben bu konu ile ilgili geçmişte olan Kosova müdahalesini anlatıp ileriye doğru bir perspektif sunmaya çalışıyorum.  

Son olarak yazar olmak isteyenlere öneriniz nedir?

Yazar olmak isteyen arkadaşlara nacizane önerim papağan olmamaları. Birinin yazdığı yazıyı alıp ufak değişikliklerle tabir uygun olursa ısıtıp tekrar önümüze koymamaları.

Bir fikir ve tarz sahibi olmaları ve bunun için ise yazmaktan önce bolca okumaları.

Değerli yazarımızın yazılarına ulaşmak için buraya tıklayın.

Ne düşünüyorsun

Bir cevap yazın