İnsan bazen bir neden istiyor. Her şeye tekrar göğüs germek için.Hayatı tekrar karşısına alıp gözlerinin içine içine korkusuzca bakmak için. Bir neden istiyor ki takıldığı taşlara bir tekme atıp savurup koşmaya devam etmek için. Koşmak kaçmak bulunduğu halden kaybettiği yılların, tuttuğu yasların karanlığından uzaklara , en uzaklara koşmak …

İnsan bazen minnacık bir teselliye muhtaç kalıyor. Minnacık bir umut ışığına ,minnacık bir gülümsemeye, huzurlu bir nefes almaya muhtaç kalıyor.Bir söz istiyor ki onun bütün üzüntüsünü bir anda alıp götürsün.Bir söz ki gönlüne su su serpsin, kırılmış kalbini onarıversin, merhem olsun. Bir cümlecik istiyor ki ruhuna kocaman bir ferahlık üflesin.Bunalmışlık mı dersiniz, sıkılmışlık mı dersiniz, kaybolmuşluk mu, yenilgi mi, yorgunluk mu …

Ne derseniz diyin ama bu tarifsiz halin giyotininden geçenler ne gibi yollar bulmuşlardır bilmem.Dikkat edersen “…ne gibi yollar bulmuşlardır…” dedim.Çünkü hayat sana bu tesellileri gelip eline elmalı şeker verir gibi vermiyor. Ancak kendi çırpınışlarınla keşiflerde bulunabilirsin. Bu tesellilerin peşine senin düşmen gerekiyor. Senin kovalaman lazım. Çünkü burası dünya. Keşfedip gidiyorsun ya da kaybolup siliniyorsun.

İnsan bazen güzel niyet istiyor.Bulduğu güzel niyetlerin alınıp ayaklar altında ezilmesinden sonra yine de bıkmadan usanmadan yeniden güzel niyet istiyor işte.Akıllanmıyor belki de. Akıllanmayı bile ayıp görüyor ,yakıştırmıyor kendisine. Güzel kalma taraftarı oluyor.

Verdiği değerin karşılığı kocaman bir hiçlik olsa da… Verdiğin kocaman bir vefa karşılığı kocaman bir vefasızlık olsa da… Verdiğin bir gülücüğe karşılık bir sirke surat alsan da… Verdiğin sınırsız sevgi karşılığı hased ya da eften püften bir nefret yumağı olsa da…

Hepsini insanın içindeki cahillik ve boşluklara veriyor. Ruhumuzdaki engellere, engebelere, dağlarına ve nehirlerine veriyor.Her şeye rağmen yine de güzel kalmak istiyor. Güzel niyetler istemeye devam ediyor.

Aslında bunları yazarken düşündüm de… Belki de bunlara ihtiyaç duymadan koşmam gerekiyor. Ne olursa olsun devam etmek. Her şeyin bir cevabı olmak zorunda değil belki de. Nedensiz de sevmek, devam etmek, koşmak gerekiyor belki. Yaşamak belki de tam da bu!

Evet, doğru düşündün! Ben de şimdi yeni bir şey keşfettim. Bakalım böyle nasıl oluyor. Yaşayıp göreceğiz.Yaşanacak şeyleri yaşayacağız ve hayatı kucaklayacağız! Belki de yıllar sonra bu yazıma baktığımda zamanında ne kadar da yanlış düşünmüşüm diyeceğim.Olsun yine de. Zaten karalama defteri değil mi bu hayat?

Ben keşfe çıkıyorum. Hadi, gel benimle!

 

 

 

Betül Sena Kılınç
Betül Sena genç olmasına rağmen macera dolu bir hayatı var.6 şehir değiştirmiş 8 farklı okulda okumuştur. Şu an makine mühendisliği ile cebelleşmektedir. Okumayı, yazmayı,öğrenmeyi, araştırmayı, deneyleri, bilimi, doğayı, sanatı, sinemayı, gezmeyi çok sever. Rabbi ,Peygamberi (sas) ,ailesi önceliklidir her zaman. Keman tıngırdatır, yağlıboya, akrilik, karakalem, tezhip çalışmaları vardır.

Kimler Neler Demiş?

Please Login to comment