Saat sabahın altısı. Yeni kalktım gurur duyuyorum kendimle. Hemen kahvemi yapıp geçiyorum bilgisayarın başına. Neyse yalan söylemeyeceğim size kahve yoktu evde çay içtim mecburen. Zaten ben çayı hep daha çok sevmişimdir daha samimidir çay. Ya da kendimi kandırıyorum. Bilmiyorum. Ama sabah kalkınca kahve içen insanlara da özenmişimdir hep. Belki de amerikan filmleriyle beynimize kazınan sahnelerden dolayı böyle. Sonuç olarak güne erken başlamak harika bir şey. Onu hissediyorum iliklerime kadar. Onu derken yanlış anlamayın. Aşkla ilgili edebiyat parçalayacağım bir yazı değil bu. Edebiyat parçalanabileceğim bir yazı da değil ya bu gerçi ama neyse. Yazı yazma niyetim pek yoktu bugün ama sabah erken kalktım madem karalayayım birşeyler dedim. Her ne kadar kalem kağıt olmasa da. Acaba bundan 50 yıl sonra tek ihtiyacınız olan bir klavye ve süper amoled bir ekran, dökün içinizi gibi cümle kalıpları olacak mı çok merak ediyorum. Ya da bana kalbin kadar temiz bir word 2060 sayfasını ayırdığın için teşekkür ederim diyecek mi insanlar. Demesinler, hiç edebi değil. Nerden geldik buraya ya. Konu bütünlüğünü hiç koruyamıyorum. Konuşurken de böyle oluyor bazen. Madam Curie’den bahsederken bir anda Galatasaray da Sneijder olmadan bir hiç diyebiliyorum. Öyle de sığ bir insanım işte. Ya da derin. Bilmiyorum. Çok farklı şeyler de değiller zaten her ne kadar zıt kelimeler olsa da. Sığ olmadan derin olamazsınız çünkü derinlere dalmak için önce sığ sularda yüzmeniz gerekir. He tabi çok zenginseniz eğer yatınızla denizin ortasına gidip direkt derine inebilirsiniz. O da zengin olmanın avantajlarından tabi. Ama insanın kalbi zengin olacak kalbi. Maddi zenginlikler gelip geçicidir, ama manevi zenginlikler kalıcıdır. Bir de hem zengin olmayan ve buna rağmen kötü insanlar var. Onları hiç anlayamıyorum zaten. Lan zaten zengin de değilsin kötülük senin neyine! Evet zengin değilseniz kötü olmaya hakkınız yok. Bu da Yeşilçam filmleriyle beynime kazınmış olabilir. Şaka bir yana iyi olun arkadaşlar dünyayı iyilik kurtaracak çünkü. Ateş böceklerinin karanlığa muhtaç olduğu kadar aydınlığa muhtaç olduğumuz şu günlerde bizi kurtaracak tek şey o.

Kimler Neler Demiş?

Please Login to comment