Kitap sever mi dediler!
Biri kitap deyince şöyle bir duraksıyor insan, yepyeni bir dünya
karşına çıkıyor karşına. Kim istemez ki benimde bir kitaplığım, küçükte olsa
bir kütüphane bölümüm olsun? O kitap kokusunu hep içine çekmek ve rahatlamak…
Bir nevi rahatlama-terapi yöntemi olmalı! Gökyüzüne baktığımızda gece parlayan yıldızlar kadar bir çok kitaba sahip olmak, kim istemez ki?

Bir kitabı sırf çok okunanlar listesinde bulunduğu için almak, belki kitap okuma alışkanlığı için iyi bir yöntem olabilir. Fakat iyi okuyucu çok okunanlar listesinde bulunan kitapları sürekli takip edip okuyan kişi değil, kendi tarzını bularak ona uygun yazar ya da konuları içeren kitapları okuması, onun seçici ve kaliteli bir okuyucu olduğunun belirtisidir. Bu kitaplardan kasıt eğitici kitaplar değil. Çünkü eğitici (ders,dil,vb.) kitaplar amacı dışında anlatımda bulunmayan ve öğretici amaçlı olduğu için bu sınıfa dahil değildir.

Elimde olsaydı her karış toprağa buğday eker gibi kitap ekerdim (horatius).” sözü bize ne kadarda kitabın ve verilen emeğin önemini vurguluyor değil mi!

Şimdilerde elimizin ucunda, internette bulunan bilgilerin bir çoğunu kaynak kitaplardan gelmiştir. Bir kitabı yazmak yazar için belki bir ay, belki on senelik bir emeğin çıktısıdır. Her kitapta her yazılan satırda okuyucu kendine bir pay çıkarır ve kitap ile kendi arasında bağ kurmaya çalışır. Bazı kitaplar öyle kendine çeker ki sizi hem kitabı bitirmek istemez hemde doyasıya her sayfadan sonra ne olacak heyecanıyla sabahlara kadar okumak istersiniz…

Kendim bir kitapta mesela, hangi tarzda istediğim ve kendi düşünce yapıma yakın kitaplar okumayı tercih ediyorum. Sizde kendinize uygun özgün kitaplar seçmeli onu oluşturan her kişinin emeğini satırlarda hissetmelisiniz. Bunu neden söylüyorum, çünkü bir şeylerden keyif olmak istiyorsak bunu yansıtan düşüncelerle yaşamalıyız. Önemli olan ise hayatımızda da böyle özgün keyifler aramıyor muyuz zaten…

Kimler Neler Demiş?

Please Login to comment