1) Eskiçağ’da Bilim

-Antik Mısır
Bilimin birçok alanında ilerleyen Mısır tarım ürünlerinden alınan vergiler nedeniyle matematikte; Nil Nehrinin taşma zamanının hesaplanması ve Nil’in taşmasıyla arazi sınırlarının belirlenmek istemesiyle geometride; inançlarından ötürü ölüleri mumyaladıklarından ise tıpta gelişmişlerdir.
Güneş yılına dayanan takvim kullandılar böylece yılı 365 gün ve 12 ay kabul ettiler. Günün 24 saate bölünmesi Mısırlılardan başlayarak bugünlere kadar gelmiştir.
Pi sayısını hesapladılar.
Mısırlılar matematiklerinde on tabanlı hiyeroglif rakamları kullanmalarıyla sayıları sembollerle ifade etme safhasına ulaştılar.
Dünyanın 7 harikasının, günümüze kadar ayakta kalmayı başaran tek örneği olan piramitler M.Ö. 2778-2263 yılları arasında inşa ettiler. Bunlardan Keops Piramidinin inşasında, her biri 2.5 tonla 30 ton arasında değişen 2.5 milyon civarında taş blok kullanılmıştı ve inşaat alanının yakınında taş yoktu ve bunlar bir hayli uzaktaki ocaklardan getiriliyordu ve üstelik henüz tekerleği bilmiyorlardı.
Mısır’da anıtlar ve özellikle piramitler daima belirli yönlere dönük olarak inşa edilmiştir. Piramitlerin tabanları doğu, batı, kuzey, güney yönleri gösterecek şekilde oturtulmuştur. Bu doğrultuların belirlenmesinde hata payı ise hiç bir zaman bir derecenin üzerine çıkmamıştır.
İçerdiği yaklaşık 700 reçete ile eski çağ hekimliğine ışık tutan ve dolaşım sistemi, kan damarlarının tüm vücudu sardığı, kalbin kanı dağıtan bir merkez olduğu gibi bilgileri içermesi, o dönemde tıbbın ulaştığı seviye hakkında şaşırtıcı ipuçları veren Ebers Papirüsü ise M.Ö 1550 yılında Mısır’da bulunmuştur.

-Mezopotamya

Mezopotamya’da bilimsel faaliyetlerle daha çok alan hesaplama, sulama kanalları inşa etme, zaman ölçme tarzında karşılaşılır. Fakat buna rağmen Mezopotamya medeniyetinde bugünki modern astronomi temelini ilk kez din ve mitoloji olmaksızın atmıştır.

Mezopotamya medeniyetlerinden olan Sümerler tarafından ilk kez MÖ 3200 yılında yazı kullanılmıştır.
Günümüzde bulunan ve konusu tıp olan en eski tablet M.Ö. 3000’nci yıllardan kalmadır ve Sümerlilere aittir.
Tekerleğin ilk kez Mezopotamya’da kullanıldığı sanılmaktadır.
Ay yılına dayalı takvimlerinde günü 12 saate, saati 60 dakikaya, dakikayı 60 snaiyeye böldüler. Haftayı ise 7 gün kabul ettiler.
Sümerler, dairenin 360° dereceye bölünmesini bulmuşlardır.
Mezopotamya Uygarlığı Plimpton 322 çivi yazısı tabetine göre Thales Teoremi ve Pythagoras Teoremini biliyorlar ve kullanıyorlardı. Babil’liler, ünlü Pisagor Teoremi’ni, ondan 1400 yıl önce 15 ayrı çözümde bulmuşlardı.
Buna ek olarak çemberin 360 dereceye, bir saatin 60 dakikaya ve 1 dakikanın da 60 saniyeye bölünmesi fikrini de Babillere borçluyuz.
-Orta Asya
Orta Asya bilim tarihi M.Ö. 8000’lere kadar götürülebilmekte olup yapılan kazılarda taş devrinden kalma çanak ve çömleklere, çakmak taşından ve taştan yapılmış topuz veya kargı biçimindeki silahlara, buğday ve arpa yetiştirildiğine ilişkin izlere -kısacası yerleşik yaşam izlerine- rastlanılmıştır
İlk defa alaşım olarak bronzu kullandılar.
Bilinen ilk Türk yazılı anıtı olan Orhun Yazıtları Göktürk devleti tarafından yazıldı.
On İki Hayvanlı Türk takvimi’ni kullandılar.
Atı evcilleştirmişler ve M.Ö. 2800 yılı sıralarında at arabasını icat etmişlerdir.
Yapılan arkeolojik kazılar sonucunda M. S. sekizinci yüzyıla ait dini ve resmi belgeler, yıllık takvimler ve birçok kitap ele geçirilmiştir. Tahtadan oyulmuş harfler ve klişelerle basılan bu eserler Uygurca olup, yüksek bir entelektüel kültüre işaret etmektedir. Bu gelişmeler, Türklerin daha o dönemde, matbaanın mucidi olarak benimsenen Gutenberg’in basım tekniğini kullanmış olduklarını göstermektedir.
-Anadolu
Çivi yazısı ve hiyeroglif yazı olmak üzere iki çeşit yazıları oldukları bilinen Hititler ve çivi yazısı ve resim yazısı kullanmış Urartular Anadolu Medeniyetindendir.
Yine bir Anadolu Uygarlığı olan Lidyalıların en büyük başarısı ise parayı icat etmiş olmaları olup böylece o dönemin ekonomik hayatında büyük gelişme sağlanmış, modern ekonominin temelleri atılmıştır.

Kimler Neler Demiş?

Please Login to comment