1-) Merhaba Buse hanım, bize biraz kendinizden bahsedebilir misiniz?

Merhaba, ben Buse Yaren Ateş. 15 yaşındayım. Okçuluk yapmak, müzik dinlemek en sevdiğim şeyler arasındadır. En sevdiğim ders ise İngilizce ve biyolojidir.

2-) Okçuluk ile daha yakından ilgileniyor gibisiniz. Okçuluğa dair neler yapıyorsunuz?

Kursa gidiyorum. Başlangıçta haftada iki gün antreman yapılırken bu ilerleyen zamanlarda daha sert, yorucu ve sıkı çalışmalara dönüşüyor. Olay sadece dışarıdan “Ok atıp geç.” gibi gözükse de aslında olay sadece o değil.

3-) Peki nasıl bir olay bu “Okçuluk” biraz daha detaylı bahsedebilir misiniz?

Önce yaş gruplarına göre ayrılıyoruz ve yaşımıza göre mesafelerde atış yapıyoruz. Oklar her zaman istedğimiz yere gitmeyebiliyor çünkü ok atmak bir detay işi. Ayarlarınız tam değilse attığınız oklar çok farklı yerlere gidebiliyor.

4-) Bayağı disiplinli bir spora benziyor gerçekten. Peki ne gibi ayarlar yapıyorsunuz?

Evet, disiplinli ve nankör bir spor gerçekten. Düzenli olarak çalışmadığın zaman nasıl ok attığını unutuyorsun. Çünkü her oku aynı şekilde atmalısın ki hepsi bir grup oluştursun. Ve buna göre nişan ayarı yapılabilsin. Nişan ayarı dediğim şey ise; parmağımızı ne kadar sıktığımızdan tutun hangi ayağımıza daha çok yüklendiğimize kadar ve o anda ne düşünüp ne hissettiğimiz bu gibi şeyler atışlarımızı çok fazla etkiler. Çektiğimiz ipin ne kadar buruk(ipin sıkı olması) olup olmaması bile nişan ayarlarımızı tamamen değiştirebilir.

5-) Gerçekten ince detay yüklü bir spor. Kendimden örnek vermek gerekirse, Grafik Tasarım öğrencisi olarak bir nevi aynı şeyleri yaşayıp, hissediyoruz diyebilirim. ( Gülüşmeler. ) Şimdi biraz da sporun sosyal hayatına etkisinden soru sormak isterim. İlk olarak ailen bu konuda sana destekçi mi?

Evet, onların desteğini hep hissediyorum. Bana çok destek veriyor ve bir şeylerle uğraşmamdan keyif alıyorlar.

6-) Peki hiç mi ” Aman kızım bu ne biçim spor, git basketbol futbol vs oyna” demediler mi? 

Hayır, sadece okul zamanımda günde yaklaşık 4 saatimi antremana ayırıyorum ve tatillerde bu süre yaklaşık 8 saat gibi bir süre olabiliyor. İlk başta bu durumu ailem garip karşılasa da daha sonradan gerçekten bir şeyler başarmak istediklerimi gördüklerinde hiçbir sorun kalmadı ve dediğim gibi hep bana destek oldular.

7-) Aile desteği çok güzel bir şey gerçekten. Peki bu sporda başarılar elde ettin mi? Yarışmalara katıldın mı yoksa sadece hobi olarak mı yapıyorsun?

İlk başlarda benim için bir hobiydi. Ancak daha sonradan yarışmalara katıldım ve derece aldığımı gördüğümde gerçekten bunu başarabileceğime inandığım için daha da fazla ilgi duymaya başladım.

8 -) Peki ne gibi dereceler yaptın? 

Ankara’da birçok derece elde ettim. Yani, Ankara 3.’lüğü, Ankara 4.’lüğü ve Ankara takım 2.’liği elde ettikten sonra Türkiye çapındaki yarışmalara katılarak Türkiye Mix takım 2.’liği elde ettim(k). Ayrıca sıralamada şuan iyi bir yerdeyim. Hatta hocalarım şaşırıyorlar, bazen şaka yapıyorlar ” Kız sen daha 2 ay önce başlamadın mı?” diye. ( Gülüşmeler.) Antrenörlerim bu kış çok daha fazla çalışırsam Milli Takım’a girebileceğimi söylüyorlar.

9-) Vayyy, bu gerçekten harika bir şey! Umarım girebilirsin. Peki şimdi sen lisede okuyorsun ve lise dersleri biraz daha ağırdır. Hem bu kadar antreman hem de okulu nasıl idare ediyorsun?

Başta birlikte çok yürütemedim, bocaladım. Ailem ise bana seçim sundu; ya antreman saatlerini azaltmam gerektiğini ya da okçuluğa ara vermemi seçmemi istediler. Ama bu ikisi de benim derslerimi yükseltecek seçenekler değildi. Birinci dönem ortalamam 84.7 geldi. Babamla konuştuk ve babam gerçekten bu sporda iyi bir yere gelebileceğimi gördüğünü ve 11. sınıfa kadar okçulukta elimden gelenin daha fazlasını yapmamı istediğini söyledi. Babamın bu desteği beni olumlu yönde çok fazla etkiledi. Derslerim ve okçuluktaki başarım yükseldi.

10-) Az önce de söylediğimiz gibi, aile desteği gerçekten çok önemli. Sen başörtüsü takan bir kız çocuğusun. Bu durum bu sporda nasıl karşılandı? Olumlu ya da olumsuz ne gibi tepkiler aldın?

Spor açısından başörtüm bana bir sorun getirmedi. Ayrıca olumlu ya da olumsuz bir tepki de almadım.

11-) Bu gerçekten çok iyi bir şey. Biliyorsun şu aralar çok ayrıştırılmaya çalışıyorlar açık- kapalı vs diye… Neyse… Kendi yaşıtlarına, kendinden küçüklere, örtülü- örtüsüz kız çocuklarına ne demek istersin?

Benden daha küçük kişilere tavsiyem şu ki, eğer bir spora ya da herhangi başka bir hobiniz varsa bunun peşinden gidin ve zaman kaybetmeden sımsıkı bu hobinize tutunun. Bu şekilde kas gruplarınız ve beyniniz daha çabuk gelişir ve büyüdüğünüzde normal hayatınız ve okul hayatınızla birlikte bunu daha kolay idare ettirebilirsiniz.
Kendi yaşıtlarıma şunu söylemek isterim ki, birçoğumuz okul ve ev arasında hayatımızı geçiriyoruz. Örneğin okçulukta bazen kamplar yapıyoruz, hem sosyal olarak güzel bir değişiklik oluyor hem de tek düze hayattan sıyrılıp hayata daha geniş açılarla bakabiliyorsun.
Hemcinslerimin hepsine ise şunu söylemek istiyorum, tüm sporlarda geride kalacak hiçbir özelliğimiz yok. Sizi küçük görenleri dinlemeyin ve onlara sporda başarı sağlayarak en büyük cevabı verin.

12-) Çok güzel tavsiyeler verdin, tebrik ediyorum. Gerçekten harikasın. Şimdi malesef röportajımızın sonuna geldik. Seninle tanışmak, seninle sohbet etmek çok keyifliydi. Umarım okuyucularımız da çok sever. Şimdi son olarak senden bu hayattaki gayeni söylemeni istiyorum. Bu hayatta en büyük gayen nedir?

Ben de çok memnun oldum, benim için de oldukça keyif vericiydi. Umarım keyif alırlar okuyucular yoksa oklarımı üzerlerine fırlatırım. ( Gülüşmeler.) Şuan dünyada müslümanlık çok farklı şekillerde algılanabiliyor. Bizlere terörist diyorlar ve aslında terörist olmadığımızı göstermek istiyorum. Müslüman olup birçok alanda çok büyük yerlere  gelen örneğin; Muhammed Ali gibi insanlar var. Ve ben de bu insanların izinden gidip bu kişiliğimle dünya şampiyonu olmak istiyorum.

Umarım isteklerin gerçekleşir Buse Yaren, yolun açık olsun!

 

 

 

 

Kimler Neler Demiş?

Please Login to comment