içinde

Gözlerince

gozlerince

Ich liebe dich, Rakastan sinua, Volim te, Je t’aime, Jag älskar dig, Ti amo, Kocham cie, Jeg elsker deg, I love you, Seni Seviyorum…

Bu yazdıklarım kimi dillerde “Seni Seviyorum” demenin yolları.Sizce bu saydığım dünya üzerinde varolan herhangi bir dil ona “Seni Seviyorum” demeyi tasavvur edip, onu nasıl sevdiğimi anlatmaya yetebilir mi? Bence yetmez sevgili dostlarım çünkü öyle bir dil ne yazık ki saydıklarım arasında yok.

Söylemesi kimi zaman ayları alan kimi zaman anlık bir refleks gibi saniyeler içinde ağızdan çıkan ufak bir “Seni Seviyorum” cümlesi… Sana anlatmak istediğim Türkçe’de “Seni Seviyorum” anlamına yakın bir anlamı olan cümleyi sana ne yukarıda saydığım dillerden Almanca, Estonyaca, İsveççe, Norveççe, Çekce, İtalyanca, Fransızca ne başka bir dilde ne de İngilizce anlatamam. Bunu sana anlatmanın tek yolu -gözlerince-.

Gözlerine baktığım andaki duygunun tarifi, tasavvuru sana yalnızca gözlerim anlatabilir gözlerine bakarak. O suskun gözlerim bir anda en yetkin tercuman olurlar gözlerine. Kimi içi gülerek yapar bunu kimi bakışlarını kaçırarak kimiyse ağlayarak. Bir şekilde bunu yapar.Bu dilin gramerini kalbimde uçuşan kelebeklerin taşıdığı tümceler oluşturur.Bununla aynı anlama gelen bir cümle henüz kurulmamış olmasına rağmen sana milyonlarca defa söylemiş gibi bakar gözlerim gözlerinin içine.Her ne kadar milyonlarca kere söylemiş gibi de baksalar gönlümdeki kelebekler hala gözlerine ilk baktığı andaki gibi uçuşurlar.Demiştim ya söylemesi kimi zaman ayları alır kimi zamansa ufacık bir anı diye işte bunu gözlerim yıllar içinde yapar.Çünkü hep sana baksın isterler.Hep sana baksınlar ve Gözlerince’de “Seni Seviyorum” desin isterler…

Ne düşünüyorsun

Bir cevap yazın