içinde

Olması gereken ve olan

1

Olması gereken ve olan hangisi?

Sevgili Okurlar;

Bu yazımızda olması gereken ile olanı karşılaştıracağız.

Bir ülkede olması gereken ile olan çok farklılaşmış ise o toplum istişare, tefekkür, muhasebe kavramlarıyla yüzleşmeli.

1-

Olması Gereken: Herkesin birbirine ve birbirlerinin fikirlerine  saygı duyduğu bir ülke.     Olan: Ülkemizde yaşayan bireylerin büyük çoğunluğu farklı fikirlere saygı duymuyor. Herkes kendi düşüncesinin egemen olmasını istiyor. Aksi her düşünce tehlikeli sayılıp, yok edilmek isteniyor. Ülkemizde Madımak Oteli’nde insanlar düşüncelerinden ötürü yakıldı. Nitekim yıllarca insanların yaşam tarzları tartışma konusu oldu. 28 Şubat bunların en hazin örneklerinden biridir.

Her birey istediği gibi giyinebilir, yaşayabilir, düşünebilir.Yaşam tarzlarımız tartışma konusu dahi değildir.

2-

Olması Gereken: Kadının hak ettiği değeri ondan esirgemeyen bireylerin yaşadığı bir ülke     Olan: Ülkemizde kadına değer verilmiyor. Kadın çoğu çevrelerce “obje” konumunda. Bunu süratle aşmalıyız. Toplumlar kadına ve çocuğa değer verdiği ölçüde gelişmiş ve ilerlemiştir. Bildiğiniz üzere ülkemizde kadın ve çocuklar tehlike altında. Dolmuşta mini etek giydiğin için dövülebilirsin. Sokakta oyun oynarken komşun tarafından kaçırılıp öldürülebilirsin.

3-

Olması Gereken: Objektif, sistemli,sorgulayan siyasi parti üyeliği.                                       Olan: Ülkemizde bireyler futbol takımı tutarcasına siyasi parti destelemektedir. Bunun sonucu olarak toplumda objektiflik ve akademiklik ortadan kalkmaktadır. Objektif olmayan tartışmalar, liderci tutumlar toplumumuza katkı sağlamamaktadır. Yanlışa yanlış demek bir erdemdir.

4-

Olması Gereken: Darbesiz,demokratik,adil bir ülke                                                           Olan: Ülkemizde darbeler çokça yaşanmıştır. Temenni ediyorum ki 15 Temmuz hain darbe girişimi bir son olacaktır. 27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül,28 Şubat, 27 Nisan, 15 Temmuz Türk demokrasi tarihinin kara lekeleridir.

Darbeye hayır! Yaşasın adil, demokratik, darbesiz Türkiye

5-

Olması Gereken: Çağdaş bir ülke                                                                                     Olan: Çağdaşlaşmayı yanlış anlayan bir ülke

Ülkemizde çağdaşlaşma bazı çevrelere göre lüks yaşamak olarak anlaşılmakta. Çağdaşlaştığını düşünen bu vatandaşlarımız çağdaş toplumların gelişmişliğini, demokrasisini örnek almak yerine, Starbucks’ını örnek almakta.Ortaya çıkan bu tablodan esinlenen yeni gençlik tüketim gençliği, Starbucks gençliği, Snapchat gençliği…

Çağdaşlaşan bir ülkede kaldırımlara arabalar park etmez. Arabalar kırmızı ışıkta geçmez.Hani nerde?

Yazımda aklıma ilk gelen 5 durumu incelemeye çalıştım.

Belki devamı gelir 🙂

Ne düşünüyorsun

Turuncu Yazar

Yazar Yamaç Doğan

Yamaç Doğan ülkesi için yorulmayı iş edinmiş,idealist bir genç. Süleyman Demirel Üniversitesi Hukuk Fakultesi'nde ve Anadolu Üniversitesi Kamu Yönetimi Bölümünde öğrenim görmekte.
İlgi alanları Toplum, Toplumsal İlişkiler, Siyasetin İncelenmesi, Anayasa Hukuku Meseleleri,Anayasa Mahkemesi'nin Yüce Divan Yetkisi, Cumhurbaşkanlığı Hükumet Sistemi Özelinde Hükumet Sistemleri, Türk İdare Teşkilatı,Türk Kamu Görevlileri Hukuku,Devlet Teorisi, Hukuk Tarihi, Suçluların İadesine İlişkin Düzenlemeler, Türk Ceza Hukuku gibi konulardır.

Ayrıca Akademik Kaynak, Akademik Haberler sitelerinde ve Hukukça Bakış dergisinde yazıları yayınlanmaktadır.
"Ne yaparsan yap,en iyisini yap.Yapamazsan bile denemiş olursun :) "

Yıllık üye

Bir cevap yazın

Bir Yorum

  1. Bana çok ilginç geliyor bu kadar devlet kurmuş yıkılmış tekrar kurmuş bir milletin hala sıkı sıkı bir iktidar ve güvenilir bir devlet sistemi oluşturamamaları.
    Bu dinden dolayı mı din algısının yarattıklarından dolayı mı yoksa halkın sorgulama gücünün eksikliğinden mi kaynaklı acaba diye düşünüyorum.
    Demokrasinin yanlış anlaşıldığını düşünüyorum doğrusu Antik Yunan’a bakıyorum mesela onlara çok şey borçluyuz evet ama burada onların demokrasi anlayışlarına baktığımızda demokrasi dedikleri şeyin aslında oligarşi olduğunu görüyoruz.Yani toplumlarca demokrasinin anlamı yeri zamanı değişmiş acaba aynı demokrasiyi konuştuğumuzu düşünüp aslında farklı mı algılıyoruz ?