– Hatırlamıyor musun abla?
– Neyi?
– Sana elveda dediğim o geceyi. Aynı şimdi ki gibi parlayan yıldızları ve…
-…
– Ve ailemizi.

Yüreğimden yayılan acıyla sarılmıştı bedenim. Gözlerim yaşlarla dolmuştu ve hayatımda ki o büyük boşluğu yeniden anımsamıştım.

– Ama nasıl lida?! Nasıl yanımda olabilirsin?
– yıldızlar…
Elleriyle gökyüzünü işaret ediyordu. Hatıralar birer birer canlanırken gözlerimin önünde bense kafamı kardeşime çevirmiştim. Iki yıl kadar önceydi. Balkonda kardeşimle oturuyorduk. Hava hafiften serindi ve yıldızlar bugün olduğu gibi tüm ihtişamıyla parlıyordu.

-Abla, beni seviyor musun?
-Tabii ki Birtanem. Sevmez olur muyum hiç? Sen benim parlayan yıldızımsın.
– parlayan yıldız mı?
– evet, parlayan yıldız. Çünkü sende benim gökyüzümde parlıyorsun ve hep orda kalacaksın!

O gecenin üzerinden sadece 4 gün geçmişti ki bir anda kaybolmuştu yıldızlarım. Ailem trafik kazası
Geçirmişti ve geride sadece ben kalmıştım. Sadece ben.. o gün öğrenmiştim,her yıldız Sönmeye mahkûm parlıyordu hayatta. Tam bunları düşünüyordum ki kardeşim bana seslendi.
– bak parlıyor işte yıldızlar!
Gözyaşlarıma hâkim olamıyordum. Bunun bir rüya olduğunu anlamıştım. Asla Uyanmak istemediğim bir rüya…
– Ben oradayım abla ve hep orada kalacağım.
Gökyüzüne bakıyordu. Tam gökyüzüne bakacağım sırada gözlerimi açtım.
Ve işte bitmişti o güzel rüyam.
Aceleyle üstüme birşeyler alıp balkona çıktım. Tam gözyaşlarımı silmiş içeriye girecekken gökteki o 3 yıldızın parıldayışını gördüm. Yüzümde bir gülümseme belirdi ve fısıltıyla da olsa şunlar döküldü dilimden.
Sen benim gökyüzümün parlayan yıldızısın ve hep orada kalacaksın.

Kimler Neler Demiş?

Please Login to comment