Hesaplaşma

Tarih:

Yazarın diğer yazıları;

İnsan Hasretteyken

Bütün acılarımın dermanıseni gördüğüm an gelecekbiliyorum.Yanağını bir kez okşasamgeçecek...

Güneş

Dolunaydan bir eksik ay.Dolunayı bir geçe.Tam gibi gözüken ama bir...

3×1

Geçsin diye içinden geçersin acıların. Geçecek güzel kızım. Geçsin diye içinden geçersin acıların. Geçecek...

Adem’in Doğuşu

Sanki kaburgalarım parçalanıyor. Yoksa seni kaburgamdan ben mi yarattım? İki büklüm...

Biraz Kül Biraz Duman

Ben seni göğsümde uyutmuştum. Sen beni göğsünde uyutmuştun. Şimdi başka yastıklar taş...

Kusur

Bazen bitti sanırsın yağmurların. Bir gece ansızın tekrar gelirler. Bir bakmışsın...

İnsan Kendi Şeytanlarından Kaçamıyor

Bir öğleden sonraydı güneşli bir bahar havası. Dalgalar usul usul kumsalı...

Veda Kalkışmaları-2

Bu kaçıncı veda kalkışmam bilmiyorum sevgilim. Depremler yine içimde....

Söz konusu sen olduğunda herkesle, her şeyle savaşabilirdim. Gökten Tanrı inse, karşıma dikilse savaşabilir ve kazanacağıma inanabilirdim. Elimden tutup gözlerime bakarak beni getirdiğin bu savaş meydanında sen dikildin karşıma. Bırak nefsi müdafaayı, İbrahim’in önüne boynunu eğen İsmail oldum karşında. Ruhumdaki her yarada bıçağının izi var.

Şarkıda da dediği gibi sevgilim: ‘Kazanan her şeyi alır, kaybeden düşmek zorundadır.’* Düştüm. Öyle bir düştüm ki sayende; ne şeytan, ne Lilith ne de Adem cennetten kovulduğunda böyle düşmüştür. İçimdeki her kırıkta düşüşümün izi var.

Dün gece ağlamamaya çalışırken kendimi gördüm aynada. Gözlerimdeki ızdırabı gördüm. Çaresizliği ve tek bırakılmışlığı. Aldatılmışlığı gördüm ruhumun en derininde. İnanmışlığı, adanmışlığı… Gözlerimdeki ışığın yerini alan karanlığı gördüm. İçimin pencerelerine ördüğüm her duvarda tuğlaların var.

Ne istediğini, ne hissettiğini bilen bir kadındım hep. Söylemekten korkmazdım içimi acıtan şeyleri. Ve herkesin acısını dinlemek isterdim. O kadar çok kırıldım dedim ki sana… ve o kadar çok duymadın ki beni… Dilimin lal, kulaklarımın sağır oluşunda görmezden gelişlerin var.

Bekle demiştin bir gün bana. Üzerinden haftalar, yıllar geçti. Çöl sıcakları, yağmurlar, fırtınalar geçti. Kaç mevsim kaç kez değişti. Taş olsa çatlardı. Ben çatlamadım. Çatlamadım ama sabırsız her nefesimde sana harcadığım sabrın izleri var. 

Kaç kez vuruldum. Kaç kez düştüm. Kaç kez kalktım sandım. Kaç gece özleminden delirdim. Kaç savaşı kaybettim. Matematik utandı sayılarından. Kaç kez kandım gözlerine. Kaç kez kandım sözlerine. Ben usandım sana yenilmekten. Sen usanmadın bu haksız galibiyetinden. Sevda denen bu illetten vazgeçişimde sevginin izleri var.

*Abba-The Winner Takes It All

Ezgi Esra Durğut
Ezgi Esra Durğut
Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunu. Hayatta yazmaktan başka çıkış bulamayanlardan, kelimelerle sığınak yapanlardan. Herkes kadar yalnız, herkes kadar kalabalık bir kaç cümleden ibaret.

Mail bültenimize abone olun

Yazılardan haftalık mail ile haberdar olun.

Son yazılar

Önceki İçerik
Sonraki içerik