Çıldırmışcasına bağıran gök!
Titretmiyorsun artık ellerimi, ayağımı, yüreğimi…
Gecenin efendisi zifiri karanlık!
Korkutmuyorsun artık ruhumu, bedenimi, kalbimi…
Sen vuslatı namümkün aşk!
Dindirmiyorsun artık sızımı, acımı, derdimi…
Zindanlarımın soğuk, demir parmaklıklı pencereleri
İçine hapsolduğum kömür karası aşılmaz duvarları
İşitti derinden ve yaralı bütün iç çekişlerimi…
Sen, hayallerimi misafir eden yağmurun sesi!
İnce ince damlalarınla harlayarak kalemimdeki aşk ateşini
En çok sen sızlatıyorsun kanayan yaralarımı
En çok sen yakarak yeniden doğuruyorsun küllerimi,
Sen yoruyorsun düşümü, aklımı, fikrimi
Sen bölüyorsun yirmi dört saatteki bir saatlik uykularımı…

Kimler Neler Demiş?

Please Login to comment