Bi’linç Akışı

Tarih:

Yazarın diğer yazıları;

July Blues

Gözlerimden yağmur damlalarına benzeyen bir sıvı akıyordu, hissetmiyordum ne...

İnanmak Gerek

Mutlu etmiyor beni eskisi gibi -heyecanlandıran o eşsiz sahneler- Dalıp gidiyor...

Evrensel Aşkın Aksiyolojisi

Aksiyoloji nedir? Etik ve estetik olarak ikiye ayrılır. (Felsefede...

Göz Yaşından Evler İnşa Etmek

Benim adım yalnızlıktır ve kayalara kazınmıştır papatyalarla Dalgalar fısıldadı çocukluğuma,...

Kelebek ve Kardan Adam

1 Hava soğuktu. Nefes alırken boğazın yanması kadar soğuk. Güneş,...
Yıllar süren bir dönüşten sonra eve o kapıyı açmayı hiç istemiyordum. Kapıya gelene kadar nerelere gitmiştim, hiç sevmediğim yerlere, akrabalara, eski dostlara … Şimdi yine o kapıdayım ve girmek istemiyorum. “Girmek zorundayım!” Kapı açılıyor, zar zor çeviriyorum anahtarı, tıpkı mahkum hikayemdeki Gece’nin o evi gibi böceklerin kol gezdiği, kokuşmuş, havasız bir boyuta geçiş yapıyorum. “Hayır, hemen, şimdi gitmeliyim buradan!” Belki de musluğu açıp bırakıp oturmalıyım, su bassın ne var ne yok anılar, pislikler, kokular gitsin! Belki de yakmalıyım. En çok yakasım geliyor bu evi, alev saçasım geliyor! “Az kaldı, gideceksin ama bu şekilde değil!” Ah balkonum, denizi, körfezi, bir zamanlar yaşadığım o sakin yeri görüş haritasına dahil eden balkonum! “En çok senin için, ah!” Bugün bu kapıdaysam eğer ve bulutluysa hava, yağacaksa bu koca şehire -benim şehrime- yağmur. Olmam gereken yer burasıdır.

Ekin Aktaş
Ekin Aktaş
Güneşli bir temmuz'da tam da Güneş'in yükseldiği saatlerde dünyaya ''merhaba'' demişim. O günden beridir hiçliğin aidiyeti içinde ışığın içinden geçmekteyim.

Mail bültenimize abone olun

Yazılardan haftalık mail ile haberdar olun.

Son yazılar