Ana sayfaKültürFelsefeEvrensel Aşkın Aksiyolojisi

Evrensel Aşkın Aksiyolojisi

Tarih:

Yazarın diğer yazıları;

July Blues

Gözlerimden yağmur damlalarına benzeyen bir sıvı akıyordu, hissetmiyordum ne...

İnanmak Gerek

Mutlu etmiyor beni eskisi gibi -heyecanlandıran o eşsiz sahneler- Dalıp gidiyor...

Bi’linç Akışı

Yıllar süren bir dönüşten sonra eve o kapıyı açmayı...

Göz Yaşından Evler İnşa Etmek

Benim adım yalnızlıktır ve kayalara kazınmıştır papatyalarla Dalgalar fısıldadı çocukluğuma,...

Kelebek ve Kardan Adam

1 Hava soğuktu. Nefes alırken boğazın yanması kadar soğuk. Güneş,...

Aksiyoloji nedir? Etik ve estetik olarak ikiye ayrılır. (Felsefede böyle öğrendik.) Etik insanların ahlaki değerlerini sorgularken, estetik güzel olanı inceler. Estetik ve etik kavramını bir davranışa ‘’bu böyledir’’ şeklinde oturtamayız, tam da bu sebeple aşk algımızı aksiyolojide inceleyebiliriz.

İsmet Özel, bir ‘’beklentisiz bekleyiş’’ ten söz eder. İçinde fark edilmeye değer şeylerin olduğunu, karşı tarafa bunu aksettirdiğini yani içindeki gizeme çektiğini söyler. Ebette bu <<bekleyiş>>in bir uzantısıdır. /Beklentisiz bekleyişin ancak./ Beklemenin kendisi bir kazançtır. Hesap yapmadan, illa bir kazancım olacak demeden – bir çift göz, göz göze geldiğide bir his yoksa bu bir kayıptır ama- bir nidanın, bir bakışın algılanabileceğini kabul etmek beklentisiz bekleyiştir.

Birey aşkı, tam da bu tür bir ‘’beklentisiz bekleyiş’’in karşısında tanır, görür. Havada toz bulutu gibi asılı aşk, bireye kendini, birey kendisini kendisine açarsa gösterir. Stefan Zweig Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu adlı kitabında aşık bir bireyin psikolojik analizini yapar, bunu okuyucuyu bir hikayeye dahil ederek gösterir. ‘’ Aşkta taraflardan söz edilemez!’’ Bu kanıya vardığım ya da bu önermeyi içimde bulduğum vakit diyorum ki aşk da bir varoluş sancısıdır. Bireye ait, bireyin içinde, bir duygunun çevreyi ya da şahısları etkileyebileceği kadar toplumsal. Aşkın psikolojisi, sosyolojisi, aksiyolojisi vardır. Toplum, algısına göre aşka bir cevap verir, ona bir vücut biçer. 21.yüzyılda aşk, insanda bir vücut bulamasa da egoyla çarpışarak bireye çeşitli yollar çiziyor. Biz bu çizimin yansımalarını inceleyerek <<aşk>>ı anlamaya/anlamaya çalışmaya devam ediyoruz. <<Aşk kendinden başka kimseyi tanımaz.>>

Ekin Aktaş
Ekin Aktaş
Güneşli bir temmuz'da tam da Güneş'in yükseldiği saatlerde dünyaya ''merhaba'' demişim. O günden beridir hiçliğin aidiyeti içinde ışığın içinden geçmekteyim.

Mail bültenimize abone olun

Yazılardan haftalık mail ile haberdar olun.

Son yazılar

Önceki İçerik
Sonraki içerik