Ana sayfaÇeviriÇatışmaların 5 temel sebebi: Neden kavga ediyoruz?

Çatışmaların 5 temel sebebi: Neden kavga ediyoruz?

Tarih:

Yazarın diğer yazıları;

Tek

“Dinamiğin bilmem ki kaçıncı yasası -Gıdıklarsam kaşırlar, tutarsam iterler.”   Ben buraya...

Çağımızın Hastalığı: Ödipal Eğilimlerin Fallik İzdüşümü

“Tıpkı sana söz verdiğim gibi…” Ben aslında yazı yazmayı pek...

Toplumsal Bir Korku Biçimi Olarak Yok Sayılma ve “Bana Şans Dile” Filminin Değerlendirmesi

“Adım Bahadır müdürüm. Adımı bir daha sakın yanlış söylemeyin!...

Yüksek duygusal zekaya sahip insanların yapmadıkları 8 şey

Duygusal zekâ sağlıklı bir ilişki kurmanın temellerini oluşturan gerekliliklerden...

Sinema tarihine yön veren 10 yaratıcı kadın

1.) Agnes Varda 1958 yapımı “Diary of a Pregnant Women”...

Miyazaki ve uçma tutkusu

 Yukarıdan baktığınız zaman, birçok şey size gerçek halini gösterir.-...

“Turkey Facing East: Islam, modernity and foreign policy” üzerine bir değerlendirme

Sosyal bilimler literatürünün alt disiplinlerinden biri olan Dış Politika...

Tarih öncesi zamandan beri dünya gerekli olmayan birçok çatışma ve acıya tanıklık etti. Peki bütün bunlar neden oldu? Çatışmalar insan doğasının kaçınılmaz bir parçası mıydı? Bu tip gerilimleri açıklayan birçok dış sebep vardır ancak çatışmaların kaynağı her zaman için insan zihinde başlar. Eğer bizim zihnimizde barış yoksa, dışarıdaki çatışma kaçınılmaz olur. Tüm bunlar sıklıkla dışsal çatışmaların içsel sebeplerindendir.

1) Üstünlük

İnsanları ayıran ve birleştiren egodur. Bize aşağılık ve üstünlük duygusunu veren de egodur. Üstünlük duygusuna sahip olduğumuz zaman, üstünlüğümüzü diğer insanların üzerinden gerçekleştirme duygusuna sahip oluruz. Hatta başka insanları değiştirme, aydınlatma ve onları geliştirme hakkını kendimizde buluruz. Bu, temel olarak çatışmaların kaynağında yatan en önemli kavramdır. Çünkü aslında bu duygunun temelinde kendi yaşam tarzımız ve inançlarımızın diğer insanlarınkinden daha değerli olduğunu düşünürüz. Hatta başka insanların hayatlarını bizimki gibi yaşamaları arzusunda oluruz. Bu, bize çatışma yaratmanın gerekçesini sunar.

Hâkim olma duygusuyla yakından ilgili olan duygu aşağılık duygusudur. Çoğu zaman başkalarının bizim üzerimizde üstünlüklerini ispatlamaya çalıştıklarını düşünürüz. Bu nedenle korkarız. Korktuğumuz için de kendimizi savunmak zorunda kalacağımızı düşünürüz. Bu da çatışmanın kendimizi kanıtlamak ve ispatlamak için iyi bir yol haline gelmesine neden olur.

2.) Farklılık

Çatışmaların diğer bir kaynağı da kendimizle diğer insanları ayırma eğilimimizdir. Bu ayrışma kültürel ve dinsel olabildiği gibi ulusal bir farklılıktan da kaynaklanabilir. Diğer insanları düşmanımız olarak görmemize neden olan duygu bu ayrı olma fikridir.

Bir noktadan sonra başka insanların bireyselliklerini anlamak ve onlarla empati kurmak imkânsız hale gelir çünkü başkalarına karşı kayıtsız kaldığımız bir noktaya gelmişizdir. Eğer biz öteki insanları kendimizin bir parçası olarak görebilirsek, onların acıları ve sıkıntılarını anlayabilir, onlarla empati kurabiliriz.

3) Kibir

Kibir hem üstünlük hem de farklılık duygusuyla ilişkilendirilebilir. Bizim diğer insanlardan farklı olduğumuzu hissetmemiz konusunda inandıran ve destekleyen şey aslında kibirdir. Kibir bizim herhangi bir konuda geri adım atma ya da yanlış olduğumuzu itiraf etme konusunda çok fazla isteksiz davranmamız anlamına gelmektedir. Kibir yüzünden çatışmaları sürdüren stratejileri izleriz. Eğer kibrimizi yutup yanlış yaptığımız konularda özür dileme konusunda istekli olsaydık, içerisine girdiğimiz çatışmalara daha hızlı bir çözüm geliştirebilirdik.

Ne yazık ki, kendi egomuza ve kibir duygularımıza çok fazla eğilmiş durumdayız. Konuya yanlış yaklaşarak bir hatayı itiraf etmenin zayıflık belirtisi olduğunu düşünüyoruz. Aslında bir hatayı kabullenmek ve davranış kalıplarımızı değiştirmek bizim daha güçlü olmamızı sağlar. Eğer bir şeyi yanlış yapıyorsak, bu yanlışı devam ettirmek durumu daha ağırlaştırır ve yanlışı daha da yanlış yapar.

4) Geçmiş

Pek çok çözümsüz çatışmanın uzun bir tarihi vardır. Çatışmanın tarafları olası bir çözüm sürecinde rahatsız olduğu şeylerin uzun bir listesini sunabilir. Bu hoşnutsuzluklar anlaşmanın ve çözümün önünde kocaman bir engel olarak kalırlar.

Genel olarak bir tarafın hoşnutsuzluğuna karşılık olarak diğer taraf da kendi rahatsız olduklarının listesini bir bir sunar. İnsanlar geçmişte yapılan hatalara sıkı sıkıya bağlı kaldığı zaman, beraber yaşanabilecek bir gelecek yaratmak oldukça zor hale gelir.

5) Öncelikler

Birçok insanlar için uyum onların en önemli önceliği değildir. Anlaşmazlıklar devam ederken, çözüme ulaşmak çok zor hale gelir. Bir çatışmayı bitirmek için, insanların bunu içten bir şekilde istemeleri ve bunu öncelikleri haline getirmeleri gereklidir. Çoğunlukla, bu tip problemleri çözmek için uğraşmak yerine haklı olduğunuzu kanıtlamanız daha da önemli hale gelmektedir.

Kaynak: http://www.wisdompills.com/2017/06/22/why-we-fight-the-5-universal-reasons-for-conflict/

Pınar Eldemir
Pınar Eldemir
Merhaba, Siyaset, sosyoloji, edebiyat ve kültür derken kendimi yazıyor buldum.

Mail bültenimize abone olun

Yazılardan haftalık mail ile haberdar olun.

Son yazılar