Ana sayfaKültürFelsefeCennetle cehennemin cemi

Cennetle cehennemin cemi

Tarih:

Yazarın diğer yazıları;

Kalan yanlarım sana emanet

Evi toza talaza karışmışlar kentinden dağılıyoruz dört bir tarafa....

Ey sır, ele ver bizi!

Kışlara anlam yüklemeyi bırakıyorum artık. Doğumumla başlayan serüven ölümümle...

Öyleyse

Bütün gözler üzerinde! Yokluktan mütevellit Yolcusun oysa içlerinden geçip gidecek görünmezlikte Böyledir,...

Üstüne alınma

Kalbim Acı-MA! Boşsun Hiçlikten büyük AŞK ol-MAZ. Dolmaya kalkarsan bitersin, İyisi mi sen Boşken güzelsin. Boş...

İnsan olma!

Tevekkeli çabalar bunlar. Ne ölümden ne de hayattan kurtuluş...

Karlı karpuz

Ilık bir sevinç kaplar bazen ya hani. Hanidir yoktur ortalarda,...

Bana bir masal anlat, baba

Direniyorum. Savaş olmadan direniş mubah mıdır? Sanırım bu dünyanın en ağır...

Ne de güzel düştük!

Dört kollunun ruhu şad olsun! Bizi değil, bizden olanları aldı. Kızamayacak...

Düşen bombalar, artan kaygılar, git geller, heyecanlar ve de helecanlar. Bir de yürek var işin içinde.
Her şerden habersiz ve de her şeyden haberdar. Ne demeli bu vaziyete, anarşinin sarmaladığı bir memlekete? Güzellik bu derece vazgeçilir olmalı mıdır her daim? Peki ya huzur, sükunet; bu kadar kolay mı terk edebilmek?

Ey insan! Ne demeli sana? Bunca yangın ortasında kaldım da öğrenemedim hala!
Şimdi kış kıyamet, yangın yeri meydanların. Talan olmuşsun. Efsunun toz talaz içinde. Kirpiklerinden dökülüyor, çürük diş kokusu gibi küflü bir gayesizliğin esaretindesin. Akış içinde; kimliksizleşmiş zamanlarda yaş alıyorsun, yaşlanıyorsun lakin yaşamıyorsun.

Savaş barışın elçisidir. Oysa sen savaştan da anlamıyorsun. Bir revolver ancak dengiyle gider sen geri tepen günahlar yükleniyorsun. Savaş düşmanına karşı olur, sen kendi etini çiğniyorsun!

Yoksa sen?
Sen karşındakini vurarak kendi içindekini öldürebileceğini mi umuyorsun?
Haa, savaş dediğime bakma sen aşkta da aynı haltı yiyorsun!

Güzel rüyalar görüyorum, iyi sarılmış yaralar, ayıklanmış hatalar ve de o hakkı hiç teslim edilememiş sığınılan limanlar.

İşte tam da burada karışıyor işler ey insan!
Senin savaş mahallin benim mesire yerim.
Şimdi söyle bana hangimiz hangimize iltihak edelim?
Evet ben güller savaşından çıktım da geldim sen savaşayım derken kendi hayatını cehenneme çevirmişsin! Belli ki cenneti hiç bilmemişsin.

Sende revolver bende dert, keder.
Sen sığındın üç kuruşluk, altı sıkımlık bir çelik parçasına; ben göğsümü açtım en zamansız kasırgalara.
Sen kendi gururuna mesken aradın ben kendi onurumu dahi terk edip insanlığı aradım.

Sen de ben de az gittik uz gittik bir hayli yol katettik vesaire.

Şimdi aynı gökyüzü kucaklıyor bizi.
Beni de senin kurduğun cehenneme attılar lakin ufak bir nüans var anlayamadığın.
Benim burada tam da senin cehenneminin ortasında hususi bir cennetim var!

Biliyorum senin savaşın kendinle, yıkıntıların kendi içine dökülüyor. Yıkılan sensin, gördüklerin seni yansıtıyor.
Ve ben misafirim burada en az senin kadar içimi cennetin sükuneti kaplıyor.

Hiç bir şey anlamadın demi?

Boşver!

Arada öyle oluyor.

Mail bültenimize abone olun

Yazılardan haftalık mail ile haberdar olun.

Son yazılar

Önceki İçerik
Sonraki içerik