Ana sayfaKültürEdebiyatDünya edebiyatından 4 kadın

Dünya edebiyatından 4 kadın

Tarih:

Yazarın diğer yazıları;

ORHAN PAMUK’TAN ALINTILAR

Seni hatırlatan her şey beni dayanamayacağım kadar üzüyor."/ KARA...

Tarihe yön veren kadınlar

Dünya tarihinde asırlar boyunca pek çok tarihi kişilik yaşamış,...

Kurban

Bütün iyi dileklerim sana adadım Tutmamış bir şarkı kadar kasvetliyim Saçma...

Esnaflığa bir bakış: İstanbul’da esnaf olmak

Herkese merhabalar, bu haftaki içeriğimiz, esnaflık hakkında küçük ama...

Meşin yuvarlak ve futbol

Herkese merhabalar, bu haftaki spor içeriğimizin konusu Futbol Terimleri....

Saudade

Edebiyatımızda nice kalemler vardır ki, yazdığı satırlarla  nice gönüllere...

Deli Ağıt

İçimde iri yalnızlıklar dönüyor Alışmanın tadına varıyorum günler boyu Sessizliğe gömülmüş...

Atsız’dan inciler

Hüseyin Nihal Atsız... Türkçülüğün öncüsü, milliyetçiliğin savunucusu bir idol......

JANE EYRE

Kendi ayakları üzerinde durabilen, tutkulu ve karmaşık kadın karakterlerin en eski ve önemli temsilcilerinden olan Jane Eyre, gerçekten de ne olduğunu şaşırtıyor insana. Büyük bir acı çekiyor olsa da, ayağa kalkmak için en güvendiği kişi yine kendisi oluyor. China Miéville’in dediği gibi, “Charlotte Bronte’nin kadın kahramanı bir kulenin tepesinde durur gibidir; kültürlü, estetik, hayran olunası ve saygı uyandıran.

MADAM BOVARY

Klasiklerden biri… Dünya edebiyatının onlarca dile çevrilen ünlü eseri… Bir kadın hikayesi…Madam Bovary, 19. yüzyıl Fransız kadınının kıstırılmış hayatını ve iç dünyasını ele alıyor. Dönemin kadın erkek ilişkilerine de ayna tutuyor: Vasat bir doktorla evlendikten sonra boğucu taşra yaşamı içinde sıkışıp kalan genç ve güzel Madam Bovary, mutsuzluğu bir kader olarak kabul etmeye razı olmaz. Büyük hayalleri, hayattan büyük beklentileri vardır; okuduğu romanlardaki tutkunun ve romantik fantezilerin özlemiyle yaşar ve aradığı ideal aşkı bulmak için çıktığı yolda hiçbir fedakârlıktan kaçınmaz. Madam Bovary’nin bu mücadelesini ve sürüklendiği çıkmazı anlatan roman, tutkulu bir hikâyenin gerisinde evlilik, cinsellik ve zenginlik kavramlarını sorguluyor.

ANNA KARENİNA

Anna Karenina’yı okumayan bir edebiyat tutkunu düşünülemez herhalde. Ünlü eser, 19. yüzyıl Rus toplumunun ruhsal dalgalanmalarına çarpıcı bir aşk ve ihanet anlatısıyla bir başyapıt olarak kabul edilir. Güzelliği ve nezaketiyle çevresinde hayranlık uyandıran Anna Karenina’nın mutsuz ve monoton bir evliliği vardır. Üst düzey bir devlet memuru olan Aleksey Aleksandroviç ile evliliğinde tek tesellisi oğludur. Ağabeyi ile yengesinin aralarını düzeltmek için gittiği Moskova’da yakışıklı ve genç kont Vronski ile tanışması, Anna’nın hayatında dönüm noktası olur. Tolstoy’un Anna Karenina’sı otoritelerce gelmiş geçmiş en iyi romanlardan biri olarak kabul edilir.

MİLENA

Onların aşkı dillere destandır. Öyle ki bu aşkın izleri pek çok yapıta da ilham olmuştur. Praglı yazar Franz Kafka’nın tutkulu bir aşk mektubuna dönüşen Milena’ya Mektuplar eseri, adeta bir dışavurumdur. Yirmi üç yaşındaki Milena Jesenská oldukça yetenekli ve etkileyici bir kadındı. Kafka’nın eserlerini Çekçeye tercüme eden Milena, onun son derece karmaşık dehasını ve daha da karmaşık olan kişiliğini kısa sürede kavrayabilmişti. Otuz altı yaşındaki Kafka, en mahrem benliğini açmıştı Milena’ya ve ilişkilerinin sona ermesinin ardından, bu günlükleri ona emanet etmişti.

Mail bültenimize abone olun

Yazılardan haftalık mail ile haberdar olun.

Son yazılar

Önceki İçerik
Sonraki içerik