Rüya kapanı

Tarih:

Yazarın diğer yazıları;

Olanlar

Şimdi sana bir yazı yazsam dağılacak, bir şiir okusam...

Bahanesiz

En son ne zaman dinlemiştim sesinden kendimi inan hatırlamıyorum... Bu...

Öylesine

Jehan Barbur öyle güzel soruyordu ki... ''yüzümü gönlüne koysam...

Ankara ayazı

''Ne senden öncesi ne senden sonrası'' Öncesine dair bir fikrim...

Hatırla

Bu erken bir vedanın türküsüydü. Yıllarca içimde, ve tüm...

İhtimaller

İhtimalleri saklayalım bu güz, Kaldıralım kışlıklarla rafa. En güzel baharlarını sun...

Sen

Sana söylemek istediğim o kadar çok şarkı var ki....

Ayrık otu

''Sen hiç gökyüzü hıçkıra hıçkıra ağlarken; denizi mavi gördün...

   Çok korktuğun bir gece ya da çok mutlu olduğun bir gece, hiç ummazken aklının ucundan dahi geçmezken FD’ninde dediği gibi ‘ansızın ve nedensiz‘ biri girer rüyana hani. Uykuları seven biri için bazen zor, sevmeyene güzel tabii. Bense uyanmak istedim. Uykumdan geçtim, rüyama girmesin diye uyanmak. Anlatmak niye böyle zor sahi? Yazmak bile zor ilk defa.

Rüya kapanı demişken, bir Kızılderili inanışı. İnsanlar bebeklerini veya bazen kendilerini kötü rüyalardan korusun diye baş uçlarına asarlarmış. Kötü rüyalar ağlara takılır ulaşamaz, iyi rüyalarsa yolu bildiklerinden ulaşırmış. Buna inandığınızı söylediğinizde belki çoğu insan saçmaladığını söyleyecek.  Toplumda da öyle bir algı var ya hani ”benim inancımla aynı değil bu, öyleyse saçma”  (yahu sana ne?). Ama maalesef, inanacak her şeyimizi kaybediyoruz. Bazı inançlara da sığınmak hatta sarılmak  lazım. Rüya kapanı başlığını yazsam da bahsetmek istediğim şey ”güven kapanı”. Günümüz dünyasında her eve lazım dediklerinden. Güven verememek birine, güven verdikten sonra yanıldığını hissettirmekten daha iyidir. Keşke olsaydı. Bir duvar öremiyoruz  madem aramıza,  bari başucumuza bir kapan asıp rüyalara ‘güvenle’ süzüseydik…

Kaybettiklerimize üzülmekten kazanabileceğimiz ne varsa onu da kaybettik. Hep aynı yollara çıkıp, ayrı yollarda devam ettik. Korktuğumuz ne varsa geldi başımıza. Gelecekler daha  yolda tabii. Alıştık sanıp incindik. İnceldiği yerden kopsun dedik , ama kopamadık; bir düğüm daha attık. Bir tane daha, bir tane daha, bir tane daha.. Derken kördüğümle bağlandık ama kopamadık. Ne kaybetmeler bulduk bir kendimizi bulamadık.

‘Kaybolan tüm benliklere rüyalarda kavuşma niyetiyle..’

 

Nazlıcan Aslan
Nazlıcan Aslan
98 yılının en soğuk günlerinden biriymiş, Ekimin 24.gününde gelmişim dünyaya. Babam memur olmasa da bi o şehir bi bu şehir derken sonunda Ankarada buldum kendimi. Hacettepe Üniversitesinde sosyolog olma yolunda ilerliyorum, güvenemiyorum olamayadabilirim. Bkz: Toplumu inceleyeyim derken kalan aklımı da kaybedebilirim . O yüzden güneşli ve aydınlık günlerde buluşmak umuduyla...

Mail bültenimize abone olun

Yazılardan haftalık mail ile haberdar olun.

Son yazılar

Önceki İçerik
Sonraki içerik