“Örümcekler ağlarını birleştirdikleri zaman bir aslanı bağlayabilirler.”

Birkaç saat önce Beşiktaş’ta bir patlama oldu. Tıpkı bundan önce gerçekleşen birçok patlama gibi… Hep denilir ya; terör yine can aldı… Şu kadar şehit, bu kadar sivil öldü vs. Dostlar, o ölenler, bizim üzerinde yaşadığımız her karış toprağın insanları. O ölenler senin abin, benim dayım, onun nişanlısı. Yani sen, ben, biz.
Terörün dini, dili, ırkı yoktur. Önüne geleni yoketmeye çabalar. Teröre gösterilen her zayıflık bin misli olarak bizlere de geri döner, sarsar, yıkar, parçalar. Önemli bir nokta var ki; bu topraklarda uzun yıllar kardeşlikle, dostlukla yaşamış, tam bağımsızlığı gözeterek memleketin hiçbir karışında hiçbir düşmanı barındırmamış bizler, aynı dik duruşu, düşmana göz açtırmayacak o birlik ve beraberlik içerisindeki tavrımızı bugün de ısrarla sürdüreceğiz, sürdürmeliyiz. Ne kadar anarşist olursak olalım bir polisin öldüğüne sevinemeyiz, ne kadar dindar olursak olalım bir ateistin ölümüne sevinç gösteremeyiz, ne kadar muhalif olursak olalım karşıt taraftan birinin ölmesine sevinemeyiz. Çünkü bizleri ayakta tutan birliktir, beraberliktir. İnsana insan olarak bakmak en aslî vazifelerimizden olup vicdani sorumluluk taşımak, insancıl olup, iyiyi kötüden ayırmak en önemli hususlardan biridir. Ölüme ‘sevinmek’ gibi bir tavır etik olmayacağı gibi, ölümü kabullenmek, kendi kabuğuna çekilip bana dokunmayan yılan bin yaşasın mantığıyla hareket etmek de bir o kadar doğru değildir. Her zaman eleştiririz, bir sorumlu ararız. Sonuca ulaşmakta da sıkıntı çekeriz. Ve arkası gelmez…
Dostlar, şöyle etrafımıza bir bakalım. Sorumlular kim? Tek başına siyasetçileri suçlamak yetiyor mu bize? Sandık her zaman çözüm müdür? Sokaklara çıkıp hükümet devirmek bizi nihai sonuca ulaştıracak mı? Bu soruları sormadan önce kendi iç çatışmalarımızı yaşadık mı? Sorguladık mı kendimizi? Nerdeyiz, ne yapıyoruz, nereye gidiyoruz dedik mi? Birtakım sorgulamalar belki tam anlamıyla çözüm getirmeyecek ama en azından çözüme giden yolları açacak.

Düşünen, sorgulayan, eleştiren, kabullenmeyen sayısı arttıkça eminim ki ölümler de azalacak, kişisel hırslar uğruna canlar yanmayacak, ülke topraklarında barış, huzur, güven hüküm sürecek. Buradan haykıralım sesimizi duyurabileceğimiz herkese;
TÜKENMEYECEĞİZ!

Kimler Neler Demiş?

Please Login to comment