Ana sayfaKültürEdebiyatAh benim kanayan dizlerim

Ah benim kanayan dizlerim

Tarih:

Yazarın diğer yazıları;

Sessiz Bir Mektup

Sevgili günlük, Henüz yaş yetmişe değmedi, bu güzel bir...

Bu handa insan yalnızca yolcu

İnsan nedir? Yaşam nedir? Yaşamak nedir? Yaşamın içinde insan...

Biri Açık

Dilimde aynı sual, hatırımda aynı çehre. Hep böyle zamanlarda...

Kaçık

“İnsan dört duvar arasında çokça düşünüyor hayatını, gerçekleri, doğruyu,...

Hayır olur mu?

Beklerdim yıllardır nazlı yarî,Hiçbir şey vuku bulmaz,Şu harab-ı ziyan...

Büyük Aldanış

İşittim ki, gülüp geçmişsin her anına inci adanan zamana Görmeyeli...

Simitçi Amca

Karanlıklara esir oldum, revşanı göremiyorum düşlerimde. Sağım duvar, solum duvar....

Kelimeler uzuyor dallardan, boyum küçük, yetişemiyorum. Uzandıkça ellerim küçülüyor, umudum yıkılıyor. Bir duvarda kaç ben var, sayamıyorum. Yetişemiyorum sayılara, sayılar gizleniyor zihnimden. Bir şiir tutturmuşum adımlarımı takip eden, beni bırakmıyor. Yürüdükçe yoruluyorum bende, şikayet etmiyorum kimseye. Fakat soluk soluğa kalışım, ciğerlerim hoyrat… Hangi kelimeyi tutmalı şimdi, alsa şu canımın sıkıntısını, umutları yeşertse dallardan çocuklar gibi şen şakrak peşine dolansam baharın gelişine. Bahar mı dersin, kar yağıyor bacalı evlerin üstüne. Sarılıyor insanlar birbirlerine, ben onları anlattıkça korkuyorum sanki elimde bir ateş. Kime anlatsam bilemiyorum, sanırım çekingenlik bu yollarda bulaştı bana. Hani nerede o dalyan gibi yanımda duran özgüven? Karanlığa esir olunca fısıltılar yok şimdi, bir kayıp. Duraklara asılmalı arandığı. Koca koca harflerle süslenmeli afişler, aranıyor. Bir kayıp ardına düşünce ne zor bir tüneli gözlemek, ya ışık bir trense… Sesler kesiliyor şimdi, oluşmamış hasretler özlemlere bırakıyor kendini. İnsan durup durup bir duvarda kaç ben olduğunu merak ediyor. Yetişemiyor hiçbirine, konuşamıyor sessizliğinden. Söylediği gibi onunda, gölge etme başka ihsan istemez. Sarılırcasına kocaman bir sessizliğe gün bitiyor, güneş kırptı mı bu koca şehirde arabalar martıları kaçırıyor. Yok şimdi sahil kenarlarında simit isteyen martılar, yok şimdi sahil kenarlarında simit uzatan eller. Hepsi birer dört duvar içinde göğü izliyor. Ben yetişmeye çalışıyorum dallara, bir ulaşsam kelimenin ucuna biliyorum, diğerine ulaşırım. Ama ellerim küçülüyor, küçülüyor. Susamıyorum ama konuşamıyorum da…

*Şunların gözlerine baksan sevda tomurcukları ararsın gözlerinin arkasında, ama ne aldanış! Tatmin edilmez bir açlıkları vardır, gözleri doymayan.

Evren Sarı
Evren Sarı
"Kafamın içinde dönen, bir türlü kimselere anlatamadığım dünyayı anlatmak için yazıyorum." Kilometrelerce uzaktaki insanların yüreğine, ruhuna dokunabilmek bir nefestir, ifadesini kullanan, yazılarında varoluşçuluğu benimsemiş yazara edebiyatçılar tarafından "Düşünen Adam, Bohem, Ölüm Yazarı" gibi lakaplar takılmıştır. "Düşünen Adam, Bir Şair Adamın 118 Günlük Öyküsü ve Çaresiz Adamdan Uzak Diyarlara Mektuplar" kitaplarını yazmıştır. Ona sosyal medya hesaplarından ulaşabilirsiniz.

Mail bültenimize abone olun

Yazılardan haftalık mail ile haberdar olun.

Son yazılar