içinde

Aristokrat Çoban

1 8818

Nicedir ben böyle kaçaklardayım. Kim bilir belki de senin kaybolan ruhunu aramaktayım. Çelimsiz, baldırı çıplak bir çocuk çoban gibi boyumdan büyük abamla ipe diziyorum ruhlarınızı. Çocuğum en nihayetinde adam asmaca oynuyorum sizlerle. Tek tek ve de teklifsiz süzüyorum irinli irice yaralarınızı. Çocuğum ben; çelimsiz, baldırı çıplak ama toprağın bilgisi var gönlümde. Ruhumda taşırım güneşin gizini belki hiç deniz görmedim ama bilirim sisli havalarda yüzüme vuran damlaların derinliğini.

Ya siz?

Denizli pencereleri olanlar,
Etli butlu baldırı olanlar,
İşe gitmek için evden çıkarken attığı adımla gözüne giren gün ışığına sövenler,
Markalı kifayetsiz kıyafetleri ıslandı diye yağmura söylenenler,
Dünyayı kurtarmak adına çıktığı yolda daha çok nasıl sömüre bilirim mantığına bürünenler…

Ya siz?

Ölüm bilgisi kulaklarına çalınmayıpta bütün aristokratlığıyla ölümü duyunca kulağını çekip ölümü elinin sırtıyla tahtaya çivileyenler.

Ya sizin…

Ben ne diyeyim, ben size ne diyeyim?

Ne desem yamalı ne desem yaralı kalıyor,

Ben size ne diyeyim?

Ben burdayım işte!
Çelimsiz, baldırı çıplak bir çocuk çobanım ve senin gözlerine bakıyorum tüm masumiyetimle…
Aç gözlerini, bu iş böyle gitmez.
Bu deve böyle güdülmez.
Aç n’olursun!
Ruhun seni terk ediyor, ölüyorsun.
Ben çelimsiz, baldırı çıplak bir çocuk çobanım sırtımdaki abayı taşıyamıyorum ki daha.
Bu hakikat beni eziyor, kaldıramıyorum. Ben koyun güderim bu ıssızlıkta, işsizdir biraz da hep yüreğim.
Otlağımı yağmalıyor ruhlarınız, hırpalıyor mağaralarımın duvarlarını, koyunlarımı ürkütüyorsunuz!

Gelin alın ruhlarınızı küçümsediğiniz bedenimden.
Koyunlarımın otlağa ihtiyacı var, sızılarımın merheme, zihnimin sükunete.

Gelin alın ruhlarınızı,
zira bende yeterince pesimist polyanna kılıklısından afilli bir ruh var..!

Ne düşünüyorsun

Bir cevap yazın