içinde

Hayata gülümse

Adsız

Hayatın zorluğundan, yaşanmışlıkların üstüne bindirdiği -kendince- ağır olan o yükten bezmiş gibi bir halin var. İçin; koyu, karanlık, yoğun bir kisve, dışın; bahar bahçe, gökkuşağı misali cıvıl cıvıl. Hayata karşı pes etmiş gibi bir halin var. Pes etmezsen karşısında durabileceğini bildiğin halde. Hayata melankolik bir pencereden bakıyorsun, senin için bestelenmiş doyumsuz senfoniyi fark edemeden. Hayata karşı şaşırmış, yolunu kaybetmiş bir insan edasıyla yaklaşıyorsun. Hayatın bir gemi ve dümeninde kaptan olarak kendin olduğunu bilmeden. Hayat aslında senin hayatın. Ona yön veren, şekillendiren sensin aslında. Tek eksik bunun farkında bile değilsin. Dümenini serbest bırak, kalbinin sesini dinle, o seni doğru limana elbet götürecektir. Her şeyi zamanında yaşa, ama sakın içinde ukte olarak bırakma. Çünkü hayatı -hayatını- yaşanılır ya da çekilmez duruma getiren sensin. Senin hayallerin, senin kararların. Hayatı sev, insanları sev. Onları sevmekten, onların seni sevmesinden korkma, kendini geri çekme. Hayat ancak sevmesini, sevilmesini bilene; yaşamasını bilene güzeldir.

Ne düşünüyorsun

Bir cevap yazın