Ana sayfaKültürSanatİnsanın Sanatı Keşfi

İnsanın Sanatı Keşfi

Tarih:

Yazarın diğer yazıları;

Mornota yazarlarından: Melike KARAGÖZ

Melike 19 yaşında İstanbul Üniversitesinde hukuk okumaya çalışıyor. Mornota ile...

Mornota yazarlarından: Zeynep ÇELİK

Zeynep ÇELİK Yozgat’ta doğdu ve ilkokul eğitimi bitene kadar...

Mornota yazarlarından: Ece Uyumaz

Ece ilk öğretimini Mustafa Necati İlkokulunda tamamladı. Mehmet Niyazi...

Mornota yazarlarından: Berk Çifci

1996 yılında İzmir'de doğdu.İlk, orta ve lise öğrenimini tamamladıktan...

Mornota yazarlarından: Azize Akdemir

Azize Akdemir, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesinde Fizyoterapi ve Rehabilitasyon...

Mornota yazarlarından: Nazlıcan Aslan

Nazlıcan Aslan 1998 yılının Ekim ayının 24. gününde doğdu....

Mornota yazarlarından: Ezgi Esra Durğut

Ezgi Esra Durğut, Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültsesi dördüncü...

Mornota yazarlarından: Hatice Yertep

Sinema ve televizyon bölümü okuyan Hatice çoğu zamanını film...

Sanat nasıl ortaya çıktı, nasıl gelişti ve günümüzde ki halini nasıl aldı? Bu üç soru üzerinde bildiklerimi ve bazı kaynaklardan elde ettiğim verileri sizlerle paylaşmak istiyorum.
Sanatın ortaya çıkışı derin bir konudur, tam olarak tarihi belli olmasa da ilkel sanat dediğimiz sanatın başlangıcı olarak kabul edilen “Paleolitik Çağ” yani hemen hemen 40 bin yıl önceye dayanır. Dönem insanı madeni keşfetmemiş ağaç, kemik, taş gibi malzemeler kullanarak sanatın ilk meyvelerini vermişlerdir. Çakmaktaşı işlenip ilk bıçak elde edilinceye kadar kuşkusuz çok uzun bir zaman aralığı oluşmuştur. Bu zamanda elde edilen ve sanat eseri sayılan kadın heykelcikleri önemli rol oynamaktadır. (Bunların en eskisi Garonne (Garon) ırmağı vadisinde bulunan fildişi kadın başıdır.)
Özellikle mağara resimlerinde görülen kadın tasvirleri, belirgin olgun göğüs ve kalçalar soy devamlılığını simgelemektedir. Bunun devamında başarılı hayvan figürleri gelmektedir. Av sahneleri ve yaralı hayvan figürleri çoğunluktadır bu da gösteriyor ki aslında o dönem için sanat, estetik güzellik için değil daha çok zanaat için yapılmıştır. Zaman ilerleyip çağ atladıkça insanoğlu inancı için, hayatını devam ettirmek için yaptığı eserleri artık estetik güzellik için yapmaya başladı. Yeri geldi inançları için taptıkları varlıkları güzelliklere dönüştürdüler yeri geldi sevgiyi aşkı yüceltip malzemelere işlediler. Duruma buradan bakınca keşke bir zaman makinesi olsa diye iç geçiren bir ben miyim? Doğayı taklit etmek aslında bir bakıma doğayı keşfetmektir insan işe doğayı taklit etmekle başladı öyleyse güzelliği de zamanla böyle keşfetti diyebiliriz. Belli bir dönemden sonra insan madeni keşfedince resimler , çizimler dışında takılar kıyafetler ve birçok kap-kaçak gibi nesnelerde sanatın farklı yüzünü oluşturdular. İnsan sanatla iz bırakabildi geleceğe, insan sanatla ölümsüzlüğü keşfetti ve sanat bugün ayaklar altında “Alfredo”nun da dediği gibi “ah zavallı sanatım” ve “Gabriel Celaya” dan (İspanyol şair) alıntı yaparak bitirmek istiyorum bu yazımı bir sanat tarihçi adayı olarak mutlak gerçek “ Sanat içinde geleceği barındıran bir silahtır.”

Mail bültenimize abone olun

Yazılardan haftalık mail ile haberdar olun.

Son yazılar