içinde

Kendini Gerçekleştiren Kehanet..!

geçmişin zincilerini kır

Ve insan küçük ölümleri yarattı..! Zira ölümü istemek lakin gitmeye de yeltenememek gibi bir açmazı vardı. Herkesin kendince cazip sebepleri vardı zaten olmasa yeryüzünde nev-i beşer kalmazdı. Acıttılar, kanattılar, kırdılar bir bir; üşenmeden, üzülmeden ve de gerçekten ta en derinden!
Ve insan cehennemin dibini gördü tüm çıplaklığıyla. Pervasızdı cehennem belki oysa acı cehennemden de edepsiz bir azaptı. Çünkü onun ateşi suçludan öte masumu dağlardı.
Ve insan elbet düştüğü yerden kalkardı. Usulca silkinir, sessizce ağlardı. İşte şimdi derdi, tam da şu an “Ah ulan, ölmek vardı!”. Görünen o ki insanın ölüme en yakın olduğu an ölümün sonsuz ırağına düştüğü andı. Anlayacağın ortada ne katlanılası bir acı ne de dayanılası bir dünya vardı.
Ve insan araftaydı. Tam da bilinmezliğin delici iştahını, soğuk-kesif nefesini hissettiği an insan uyandı. Ezelden biliyordu hiç bir acı bilinmezliğin sancısından evla değildi. Belki de yaşamak ölümü özleyen canların diyetiydi.
Vaziyet böyleyken insan sükunetle ayağa kalktı ve de kendi bahtını kendi eliyle ağarttı.
Bu saatten sonra hiçbir gözyaşı gülümsemenin tadını veremezdi, hiçbir sancı kahkahaları gömemezdi.
Ve hiçbir ölüm insan bizzat istemedikçe kendini gerçekleştiremezdi..!

Ne düşünüyorsun

Bir cevap yazın