Yazmak; ara vermekmiş, nefes almakmış, huzur bulmakmış. Unutmuşum. Öyle dalmışım ki hayata durup nefes almaya vakit bulamamışım. Mezuniyet sonrası depresyonu olarak adlandırabileceğim bir süreçten geçiyorum. Zor, yıpratıcı, bol ağlamalı, kendimden nefret etmeli bir süreç bu. Bazen çok mutlu oluyorum, yere göğe sığmıyor mutluluğum. Bazen başımı battaniyemin altına sokarak ağlıyorum.

Tam üç kere denedim psikoloğa gitmeyi, üçü de başarısızlıkla sonuçlandı. Kendi kendime çözerim sandığım hiçbir şeyi çözemedim. Herkesten nefret ettim. İşe gidenlerden, okula gidenlerden, mutlu olanlardan, evlenenlerden, kendi hayatını kurmuş herkesten ve kendimden nefret ettim uzunca bir süre. Amacımı sorgulayıp durdum ve bulamadım. Asıl sorunun bu olduğuna karar verdim. Uzun yıllardır hep koşmuştum, durunca afallamam hep bu yüzdendi. Kimdim ben? Hayallerim, hedeflerim, isteklerim ne idi? Nefes almayı unuttuğumu fark ettim. Ne istediğimi, kim olduğumu, ideallerimi, nelerden nefret etiğimi unuttuğumu fark ettim. Biliyorum yalnız değilim. Yığınla genç aynı sorunlarla boğuşuyor. Biliyorum her gecenin bir sabahı, her kışın bir baharı var ama bazen bırakın baharı sabahı bile göresim gelmiyor. Bazı günler hırsla sarılıyorum hayata, umut doluyorum, bazen de battaniyemi üstüme çekerek saatlerce film izliyorum. Bunca zamanın bana kattığı tek gerçek düşünce ise şu; vakit geçiyor ve durmak fayda etmiyor. Kişisel gelişim kitaplarına ve insanlara akıl vermeyi kendine dert edinmiş hiç kimseye inanmıyorum. Kişisel olarak gelişemiyorum sanırım. Akrabalarıma, konu komşuya, elaleme laf yetiştirmeyi çoktan bıraktım. Neden evlenmediğimle, neden iş bulamadığımla, neden hayatımı kuramamış olmam ile bu kadar ilgililer anlamıyorum. İşim olmadığını öğrendiklerinde yüzlerinde oluşan ifade, okul okumuş olmamın işe yaramadığını düşünmeleri ve benim mutsuz olmamın onları adeta mutlu etmesi beni delirtiyor. Mutlu insan hikâyeleri dinlemekten midem bulanıyor. Zorla günlere,  nişan bohçası görmeye, bebek mevlitlerine ve kına gecelerine götürülüyorum. Daha 23 yaşımdayım. Görmek istediğim bir sürü yer, dinlemek istediğim birçok şarkı var. Bazen toplum baskısı denilen bu illete dayanamayıp yaşamına son veren yaşıtlarımın haberlerini izliyorum. Yüreğim daralıyor. Çıkıp sokaklara hepiniz işinize bakın şu ve gençleri rahat bırakın diye bağırasım geliyor.

Biraz daha yazarsam sert konuşacağım o yüzden susuyorum. Benim gibi olan, düşünen ve dertlenen bütün arkadaşlarıma sesleniyorum.Canlarım herkes konuşur siz dinlemeyin.

Herkese iyi geceler diliyorum. Sıradaki şarkı benden tüm yeni mezun kardeşlerime gelsin.

Kimler Neler Demiş?

Please Login to comment