Bazen bazı bazı olur ya hani; kendini ifade edemezsin. Sanki alfabedeki bütün harfler yer değiştirir de hiç bilmediğin bi dile bakakalırsın. Hatta aklından geçenler boğazına düğümlenir yutkunamazsın. Yazsan bile olmaz… Nasıl birleştirip dans ettirirsin kelimeleri cümlelerle, bilemezsin. Keşke böyle anlarda içimizi açıp gösterebilsek. Hiç değilse çizebilseydik… Farkında olmadan hatalar yapmak, kendine yalanlar söyleyip  ah bir de üstüne inanmak. Sanırım sonsuz bi döngüdeyim, aynı hataları yapıp her defasında ‘nasssı yaa’ diye kalakalıyorum öyle. Ya çok arsızım ya akılsız. Sanırım ikisi de var bende. ”Ama kim kendisini, önce paramparça etmeden yenileyebilmiştir?” Bence hiç kimse!

Sahi o dibi görmeden nasıl düzlüğe çıkılır ki? Ben dibe ne kadar sert vurursam o kadar güzel yukarı zıplıyorum. Kendi kendime uydurduğum bi totem oldu ama işe yarıyor. Sanırım olaylara bakış açım işlevselliği. Bu yüzden dibi görmek, ne kadar batabileceğini öğrenmekle eşdeğer. Tecrübeler edinilmeden doğrular da yanlışlar da önemsenmez ki. İlla bi ölçüt olmalı mı bilmiyorum ama, bence zor. Evet evet, güzel olan her şey bir o kadar da zor. Olsun ne önemi var, yanlışın doğruya döndüğünü görüceksem tüm zorluklara değer. Bence yaşadığımız bu hayat, sonundaki güzellikleri görmek için tüm hatalara ve yanlışlara değer. Ve unutmamalı; ”Deneyimden daha güçlü bir öğretmen yoktur”

Dipnot: Ah unutmadan yazının üstüne güzel gider https://www.youtube.com/watch?v=S5onhXnrZgE

Nazlıcan Aslan
98 yılının en soğuk günlerinden biriymiş, Ekimin 24.gününde gelmişim dünyaya. Babam memur olmasa da bi o şehir bi bu şehir derken sonunda Ankarada buldum kendimi. Hacettepe Üniversitesinde sosyolog olma yolunda ilerliyorum, güvenemiyorum olamayadabilirim. Bkz: Toplumu inceleyeyim derken kalan aklımı da kaybedebilirim . O yüzden güneşli ve aydınlık günlerde buluşmak umuduyla...

Kimler Neler Demiş?

Please Login to comment