Bağlı Krediler (TRED CREDITS) :  Uluslararası kredilendirme işlemlerinde bazı
kredilerin nerelerde kullanılacağını krediyi veren ülke belirler. Bu tip kredilere bağlı
krediler adı verilir.
Bağlı Talep (JOINT DEMAND) :Birbirlerinden tamamen farklı olmalarına rağmen,
belirli bir ihtiyacın giderilmesi için her ikisinin de birlikte kullanımının zorunlu
olduğu mallara olan taleptir. Örneğin, otomobil ile gitme ihtiyacının karşılanmasında
benzin-otomobil; mürekkeple yazma ihtiyacında domakalem-mürekkep gibi.
Bağlı Ürünler (Joint Products) : Aynı üretim sürecinin işleyiş biçiminin özelliğinden
dolayı, sürecin sonunda ayrı ayrı elde edilen ürünlerdir. Örneğin, et üretimi
süresinde et üretilirken hamda olsa deride elde edilmektedir. Burada et ve deri bağlı
ürünler olmaktadırlar.
Banka (BANK) : Sermaye, para, kredi, yatırım, hizmet sunma gibi alanlarda her türlü
işlemi yapan kuruluştur. Günümüzde işlevleri çok çeşitli olan bankalar emisyon
bankaları, ticaret bankaları, sanayi bankaları, ipotek bankaları, tarım bankaları gibi
çeşitlidirler. Türkiye’deki başlıca banka türleri ise; özel yasayla kurulan bankalar,
ulusal bankalar ve yabancı bankalardır.
Banka İhtiyatları (Bank Reserves) :Gelecekte olabilecek zararları temin etmek
amacıyla her yıl bankanın kârından ayrılan bir tür güvenlik fonudur. Yasa gereği
anonim şirket olarak kurulan bankalar, her yıl safi kârının %5’ini ihtiyat olarak
ayırmak zorundadır. Bu işlem, fon bankanın ödenmiş sermayesinin %20’sine
ulaşıncaya kadar devam eder. Ayrıca, safi kârın %5’ide muhtemel zararlara karşı
ayrılır. Bu işlem ise, ayrılan kısım ödenmiş sermayenin %100’üne ulaşana kadar
devam eder. İhtiyatların tümünün devlet tahvillerine yatırılması zorunludur. Banka
bu tahviller üzerinde istediği tasarrufu yapmakta serbesttir.
Banka İşlemleri(BANK TRANSACTIONS) : Bankaların sermaye sağlama, sermaye
yatırımı ve hizmet sunma gibi işlemlerinin tümüne verilen addır. Tahvil çıkarma,
mevduat kabulü, reeskont işlemleri, iskonto, kredi sağlama, senet tahsili, müşteri
adına dış ticari işlemler yapma, nakil, emanet alma banka işlemlerinin başlıcalarıdır.
Banka Kredisi (BANK CREDIT) : Belirli bir süre sonunda bankaya geri ödenmek
tartıyla belirli bir faiz karşılığında bankadan ödünç alınan tutardır. Genellikle ticari,
tarımsal, sanayi faaliyetlerinde bulunan kişi veya kurumlara verilen krediler, özel
amaçlar çerçevesinde bu faaliyetlerde bulunmayanlara da verilmektedir.
Banka Parası(BANK MONEY) : Çek ile kullanılabilen vadesiz mevduatta bir para
türüdür ve banka parası veya kaydî para olarak adlandırılır. Burada ödeme aracı
olarak görev yapan çek değil, “mevduat”tır. Ödemelerde para değil, bankadaki
mevduatı temsilen çek kullanılır.
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK): Bankalara ilişkin mevzuat
düzenlemelerini yapmak ve onları denetlemektle sorumlu bağımsız kurul.
Bankalararası Mevduat (INTERBANK DEPOSITS) : Bankaların kendi aralarında
gerçekleştirdikleri mevduata verilen addır. Diğer mevduattan ayırmak için bankalar
mevduatı ayrı bir hesapta izlenir. Bankalar mevduatında T.C.Merkez Bankası,
dahildeki bankalar, hariçteki bankalar, bankaların alacak durumuna geçen borçlu
cari hesapları, bankaların dövize çevirilebilir TL hesapları bulunur. Bir bankanın
kendi kendi şubeleri arasındaki mevduatı, bankalar mevduatına dahil edilemez.
Bankalararası Para Piyasası: Bankalar arasında kısa vadeli fonların alınıp satıldığı
piyasalardır. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası bünyesinde aynı adla işlem gören
piyasada bankalar kendilerine tanınan limitler çerçevesinde, önceden belirlenen
vadelerde TL alım-satım işlemi gerçekleştirmektedirler. Bu piyasada, Merkez
Bankası aracı konumu üstlenmekte olup (blind broker) alım-satımı gerçekleştiren
taraflar birbirlerini bilmeden Merkez Bankası üzerinden (Merkez Bankasını taraf
kabul ederek) işlemlerini gerçekleştirmektedirler. Para politikası uygulamasında
önemli bir fonksiyona sahip olan bu piyasada Merkez Bankası doğrudan faiz
belirleyerek kısa vadeli faizleri yönlendirebilmekte ve son kredi mercii fonksiyonunu
yerine getirmektedir. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası dışında, bankaların kendi
aralarında bu tür işlemleri gerçekleştirdikleri ikincil piyasalar da mevcuttur.
Banknot (BANK-NOTE): Taşıyana, üzerinde yazan miktarın ödenmesinin, çıkaran
kuruluş tarafından garanti edildiği faiz taşımayan kıymetlerdir. Yasal ödeme aracıdır.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası TL Banknot basmaya tek yetkili kurumdur.
Basit Faiz (SIMPLE INTEREST) : Belirli bir dönem için, belirli bir sermaye üzerinden
hesaplanan faizdir. Yıllık, aylık ve günlük olarak hesaplanabilir.
Baz Dönem (BASE PERIOD) : Endeks veya büyüme oranının dayandırıldığı zaman
dönemidir. Örneğin, toptan eşya fiyatalrı 1986 yılı için “150(1985=100)” şeklinde
ifade edilmişse, 1985’te 100 olan toptan eşya fiyatalrı, 1986’da 150’ye çıkmış
demektir. Buradaki baz dönem 1985’tir.
Baz Fiyat : Bir hisse senedinin bir seans süresince işlem görebileceği en alt ve en
üst fiyat limitlerinin yani taban ve tavan fiyatlarının belirlenmesinde kullanılır. Bir
hissenin bir önceki seansta oluşan ağırlıklı ortalama fiyatının en yakın fiyat adımına
yuvarlanması ile hesaplanır.
Baz Yıl(BASE YEAR) : Endekslerde başlangıç alınan yıldır. Baz alınan yıla genellikle
100 değeri verilir. Bundan sonra gelen yıllarda bu 100 değerine göre yüzde olarak
kolaylıkla hesaplanır.
Bedelli Sermaye Artırımı : Şirketlerin dış kaynaklardan temin ettiği yeni kaynaklar
karşılığında (bir bedel karşılığında) dağıttıkları hisse senedidir. Bir sermaye artırım
türüdür. Ortakların bedelli sermaye artırımı’na katılma hakları da rüçhan hakkı olarak
adlandırılır.

Bedelsiz Sermaye Artırımı : Anonim ortaklıkların, iç kaynaklarından yaptıkları
sermaye artırımı ifade eder. Bu tip ortaklıkların artırdıkları sermaye karşılığı
çıkardıkları hisse senetlerini bir bedel almaksızın ortaklarına dağıtarak
gerçekleştirdikleri sermaye artırımlarıdır.
Beş Yıllık Plan (FIVE YEAR PLAN) : Ülkede orta vadede uygulanacak ekonomi
politikalarının genel gelişme yönünü, amaçlarını, kaynakalrını ve şartlarını öngören
karardır.
BETA Katsayısı: Hisse senedinin hareketliliğini gösteren bir katsayıdır. Bir hissenin
betası, hisse senedi fiyatındaki yüzdesel değişimin, piyasa endeksindeki yüzdesel
değişime bölünmesiyle hesaplanır. Çıkan sayınının 1’den büyük ise hissenin
hareketliliğinin yüksek olduğu söylenebilir. Ayrıca bu katsayı hissenin borsadaki
genel bir düşüş ya da yükseliş trendinde nasıl tepki vereceğini ortaya koyabilir.
Bilanço (BALANCE SHEET) : Bir kuruluşun belirli bir tarihteki ekonomik değerlerinin
kaynaklarını ve bu değerlerin hangi alanlara yatırıldıklarını gösterne tablodur. Aktif
ve pasiften oluşur. Bilançonun aktifinde kuruluşun mevcut değerleri, alacakları ve
varsa zarar miktarı bulunur. Pasif tarafında ise, tablonun toplamından kuruluşun
borçları düşüldükten sonra kalan meblağ yâni özsermaye bulunur. Böylece,
bilançonun aktif ve pasif tarafları daima birbirlerine eşit olmuş olur.
Bileşik Endeks : İMKB’de işlem gören şirketlerin genelindeki fiyat değişimlerine
ölçmeye yarayan endekse verilen addır. İşlem gören tüm hisse senetleri endeks
hesabına dahil edilmez. İMKB 100 endeksi ve İMKB 30 endeksi bileşik endekse
örnektir.
Bileşik Faiz (COMPOUND INTEREST) : Faize yatırılan sermayeden dönem sonunda
elde edilen faiz tutarının, sermayenin üzerine eklenip bir sonraki faiz hesabının bu
yeni tutar üzerinden hesaplanmasıdır. Bileşik faiz C=a (1+t)n formülü ile hesaplanır.
Formülde yer alan C:sermayenin dönem sonunda ulaşacağı miktarı; a: sermayeyi; t:
faiz oranını; n: süreyi göstermektedir.
Birincil Piyasa (Primary Market) : İlk ihraçların yapıldığı piyasadır. Bir yatırım aracının
örneğin bir menkul kıymetin ilk defa piyasaya sürülmesi (satılması) birincil piyasa
işlemidir. Benzer şekilde, devlet iç borçlanma senetlerinin, T.C. Hazine Müsteşarlığı
tarafından ihale yöntemi ile satımı da bir birincil piyasa işlemidir. Bu senetlerin daha
sonra yatırımcılar arasındaki alım-satımları ise ikincil piyasa olarak adlandırılan
piyasalarda gerçekleşmektedir.
Blok Satış : Bir firmanın sermayesinin yüzde 10’undan daha fazla hisse satışını ifade
eder.
Blokaj : Bir varlığın kullanımına yetkililer tarafından getirilen kısıtlamadır. Böyle bir
durumda Varlığın gerçek sahibi kendisine ait olan varlığı istediği gibi kullanamaz.
Bloke Çek: Ödemenin keşideci tarafından durdurulduğu durumlarda kullanılır.
Ödemenin durdurulmasından anlaşmazlığın çözelmesine kadar çek bloke edilir.

Borcun Konversiyonu(CONVERSION OF PUBLIC DEBT) : Faiz oranı yüksek olan bir
kamu borcunu, faiz oranı düşük diğer tahvillerle değiştirme sürecidir.
Borcun Reddi : Devlet’in tek taraflı bir kararla borcunun tamamını veya bir kısmını
ortadan kaldırdığını ilan etmesidir.
Borç (Debt) : Bir kişi veya kuruluşun, bir diğerine karşı, genellikle daha önce alınmış
belirli bir paranın, ana para, faiz ve öteki ödentilerle beraber geri verilmesi şeklinde
yerine getirmek zorunda olduğu yükümlülüktür. Tarafların anlaşma şekline göre, bu
yükümlülüğün yerine getirilmesi veya karşılığında bir hizmetin görülmesi şeklinde
olabilir.
BORÇ / ÖZERMAYE ORANI : Şirket, işletme sermayesi ve yatırımlarının finansman
ihtiyacını dış kaynaklardan mı (borç) yoksa iç kaynaklardan mı (özsermaye)
karşıladığını gösterir. Ülkemizde dış kaynak finansmanı genelde içsel kaynaklardan
daha yüksek maliyetli olduğu düşünülürse bu oranın düşük olması tercih edilir.
BORÇ DEVİR HIZI : Borçların satışların maliyetine oranlanması; şirketin borçlarını
ne hızda ödediğini gösterir. Bu oranın düşük olması şirket için o kadar iyidir.
Borç verilebilir fonlar piyasası:Finansman fazlası olup da bunu piayasaya arz
edenlerle finansman açığını borçlanarak karşılamak isteyenlerin buluştuğu piyasa.
Borç Yönetimi (DEBT MANAGEMENT) : Kamu borcu bakımından, borcun
sağlanmasından geri ödemenin yapılmasına kadar geçen süredeki ödeme ve buna
ilişkin falliyetlerin tümüne verilen addır. Borç yönetimi, ekonominin genel özellikleri
ve yapısına uygun biçimde, alınacak borcun miktarının, ödeme şartlarının,
ekonomiye getireceği yükün, borç servis yükünün ağırlaşması durumunda
alınabilecek önlemlerin hesaplanmasını kapsar.
Borç Yükü (DEBT BURDEN) : Kamusal nitelik taşıyan hizmetlerin finansmanında
borçlanma yoluna başvurulması nedeniyle katlanılan yüktür.
Borçlanma Oranı :İşletmenin borçlanarak sağladığı yabancı kaynaklar ile, ortakların
sağladığı ve faaliyet sonucu yaratılan özsermaye arasındaki ilişkiyi göstermektedir.
Borçlar Hukuku: Medeni hukukun borç ilişkilerini düzenleyen hukuk dalıdır.
Borsa (BOURSE) : Belirli ticaret merkezlerinde, belirli tarihlerde alıcı ve satıcıların
biraraya gelerek menkul değerlerin fiyatlarını saptadıkları yerlerdir. Borsalarda
sözkonusu malların hazır bulundurulmaları gerekli değildir. Borsaların başlıca türleri
şunlardır:

a)Menkul değerler ve kambiyo borsaları: Hisse senedi, tahvil, çek, poliçe,altın ve yasaların izin verdiği ölçüde yabancı paraların satıldığı borsalardır.

b)Ticaret ve emtia borsaları: Tahıl ve benzeri ürünlerin örnek üzerinden alınıp satıldığı borsalardır.

c) Hizmet borsaları: Nakliye ve sigorta gibi hizmetlerin fiyatlarının saptandığı borsalardır.

Borsaya Kote Olmak: Borsanın izniyle halka arz edilecek hisse senetlerinin, borsaya
kaydedilmesidir. Kote ettirilmemiş senetlerin ticareti olanaklı değildir. Kote olmuş
senet, ilgili borsada tanındığını ve alım/satımının yapılmasına izin verildiği anlamına
gelir. Hisse senetlerinin ticaretinin yapıldığı bir piyasa olan her borsanın kendine
özgü kuralları vardır.
Büyüme: Ülke ekonomisinde işgücünün çoğalması, üretim araçları ve GSMH’nin
artması vb. genel verilerin yükselmesidir. Büyüme’de ekonominin fiziksel olarak
gövdesel genişliğe uğramasıdır.
Broker (BROKER) : Borsalarda başkası adına alım satım ile ilgili şartları görüşen,
malın mülkiyeti ile ilgisi olmayan ve yaptığı hizmetten belirli bir komisyon alan
aracıdır.
Bütçe (BUDGET) : Gelecekte belirli bir dönemde gerçekletmesi öngörülen gelir ve
giderlerin karşılıklı tahminlerini içeren cetveldir. Bütçe, kuruluşların finansal
planlama ve denetimlerinde son derece önemli bir unsurdur. Kamusal anlamda
bütçe, kamu kesiminin gelecek dönem içinde elde edeceği gelirlerle, yapacağı
giderleri bir arada gösteren bir belgedir.
Bütçe Açığı (BUDGET DEFICIT) : Bütçe giderlerinin bütçe gelirlerinden daha fazla
olmasıyla ortaya çıkan farktır.
Bütçe avansı: Bir kamu giderinin yapılabilmesi için bütçeye gider yazılmaksızın
verilen nakit tutar. Örneğin bir müteahhidin kazandığı ihaleye başlayabilmesi için
kendisine avans verilir. Bu avansın karşılığı olan iş yapılıp da harcama belgeleri
getirildiğinde bütçeye gider yazılarak avans kapatılır.
Bütçe Çoğaltan (BUDGET MULTIPLIER) :Kamu gelirleri ile kamu giderlerinin gerçek
gelir düzeyi üzerinde yarattıkları etkiye verilen addır. Bütçe çoğaltanı, kamu
giderlerinin borçlanma ve emisyon yoluyla karşılanmasına göre farklı etkiler yapar.
Bütçe Denetimi(BUDGET CONTROL) : Yasama organının yürütme organından aldığı
yetkiye dayanarak yaptığı gelir toplama ve harcama faaliyetlerinin alınan yetki
çerçevesinde yapılıp yapılmadığının denetimidir. Bu denetim sırasında en öenm
verilen konu harcamaların ne şekilde yapıldığıdır. Konuya yasal ve ekonomik
denetim bakımından yaklaşılır. yasalara uygunluğu, etkinlik sağlanıp sağlanmadığı
kontrol edilir. Bütçenin denetimi ise, Sayıştay tarafından yapılır.
Bütçe Denkliği(BLANCED BUDGET) : Bütçenin gelir ve gider kalemlerinin birbirlerine
denk olmaları durumudur. Geleneksel görüşler, ülkenin ekonomik yapısına
bakılmaksızın bütçenin denk olması gerektiğini savunurlarken; modern görüşler ise
ekonomide temel dengelerin sağlanamaması durumunda bütçenin denkliğinin
sağlanmasının bir anlam taşımadığını savunmaktadırlar.
Bütçe dengesi: Bütçenin gelirleriyle giderlari arasındaki denge.
Bütçe dengesi tanımları:
Denk bütçe: Bütçe gelirleri = Bütçe giderleri
Bütçe açığı: Bütçe gelirleri < Bütçe giderleri Bütçe fazlası: Bütçe gelirleri > Bütçe giderleri
Bütçe kanunu: Bir devletin belirli bir dönem (genellikle bir yıl) gelir ve gider
tahminlerini gösteren, gelirlerin toplanmasına ve giderlerin yapılmasına izin ve yetki
veren kanun.
Büyüme (GROWTH) : İktisadi bir sistemin, ekonomik ve toplumsal yapısında nitelik
ve nicelik bakımından yoğun bir süreç içerisinde gerçekleşen değişim ve
gelişmelerin tümüdür.
Büyüme Oranı(GROWTH RATE) : Bir ekonomide sayısal olarak ifadesi mümkün olan
bir büyüklüğün yüzde olarak artışıdır. Bu büyüklük milli gelir, üretim hacmi, vb. gibi
çeşitli olabilir.

Kimler Neler Demiş?

Please Login to comment