içinde

Coronavirüsün Türkiye’deki iş kollarına ve hayata etkileri

koronavirüsün türkiyedeki iş kollarına ve hayata etkileri

Bütün dünyada daha önceden meydana gelen olaylar gibi bu virüs olayı da bir dönüm noktası olarak kabul edileceği aşikar. 2001 ve 2008 ekonomik krizleri, 15 temmuz olayları, gezi parkı eylemleri gibi Türkiye için bir dönüm noktası söz konusu.

Ne kadar sürecek olursa olsun, sonunda bu virüsü yeneceğiz ve ekonomimizdeki bu buhranı atlatacağız. Ancak şu bir gerçek ki tüm bu olanlar, ekonomik davranışlarımızı kalıcı olarak yeniden şekillendirecek. İşte önümüzde bizi neler bekliyor?

Dijital hizmetler ve E-ticaret değişiklikleri

Birçoğumuz virüs sebebiyle sosyal medyadaki trafiğin arttığını biliyoruz. Her ne kadar içerik üretiminden kazanılan ücretin artacağını düşünsek de gerçek öyle değil. Birçok büyük firma, Coca cola gibi, sosyal medya reklamlarını kaldırma kararı aldı. Fiziki olarak satış yapması veya büyük oranda satışları düşen birçok marka sanal dünyadan reklamlarını çekmek zorunda kaldı. Bu sebeple, her ne kadar sanal dünyada trafik artmış olasa da reklam gelirleri bir o kadar azaldı.

#evdekal etiketiyle yapılan sloganlar, kapatılan fiziki işletmeler insanları e-ticarete yöneltti. E-ticaret hacmi ve kullanımı günden güne büyüyor. Tüm bu olumsuz etkenler ortadan kalksa bile, bu süreçte e-ticaret alışverişine yönelen kişiler, alışkanlıklarından kolay kolay vazgeçmeyeceği öngörülüyor.

Uzaktan çalışmanın normal hale gelmesi

Uzaktan çalışma konusuna hepimiz pek yabancı değiliz ancak, hangimiz bu şekilde bir çalışma gerçekleştirdik? Şirketlerin küçülmeye gitmesi, çalışanlarını evde çalışmaya yönelterek, eğitim vermesi gibi etkenler uzaktan çalışmanın normal hale geleceğini gösteriyor. Ayrıca firmalar için birçok masraftan kaçış söz konusu. Servis, ofis kira ve fatura gibi temel masraflardan kurtulan işletmeler, salgının kalkması durumunda da bu gibi masraflardan kaçınıp uzaktan işlerini yürütme kararı alacağı tahmin ediliyor.

Virüs sebebiyle getirilen seyahat kısıtlılığı özellikle seyahat zorunluluğu olan işler için büyük sıkıntı. Bu yüzden dolayı şirketler, bünyesine katacağı personellerde büyük kriter değişimine gideceği öngörülüyor.

Firmalara 3 seçenek kalması

  1.  En az üreten işçilerin işten çıkarılması
  2.  Makine entegrasyonu/yapay zeka kullanımı
  3. Geriye kalan işleri profesyonel kişilerce uzaktan yapılması

Bunun sonucunda firmalar karlı veya zararlı çıkacağı belirsiz olmasına rağmen kesin olan şudur ki birçok kişi işsizlikle karşı karşıya kalacak. Nitelikli iş gücünün azlığı veya çokluğu bunda etkin değildir. Etkin olan firmaların ihtiyacı olan iş gücüdür. Bu açıdan kötü görünse de ofis kavramı değişikliğe uğrayacak. İlk olarak evden iş yerine olarak yapılan tüm işler ileri seviyelerde kıtalar arası ofisler oluşacak. Bir firmayı binadan ibaret bir yer değilde dünyaya yayılmış ufak ofisler olarak hayal edin. Çılgınca değil mi?

Teletıp, yeni muayene sistemi

Teletıp, Sağlık Bakanlığı Teletıp Sistemi radyolojik tetkiklere ait görüntülere 7×24 web ortamında erişilmesine, bu görüntülerin raporlanabilmesine, radyologlar arası telekonsültasyon yapılabilmesine, tıbbi görüntü ve raporların kalite açısından değerlendirilebilmesine ve e-Nabız uygulaması üzerinden vatandaşlar ile paylaşılabilmesine olanak sağlayan bir sistemdir Teletıp.

Uzaktan muayene ve tedavi sisteminin de geleceği pandemik hastalıklardan korunmanın bir diğer yöntemi olarak görülüyor. Daha sonraları böyle bir teknolojinin evinize kadar geldiğini hayal edin. İlk zamanlarda doktorların teletıp yöntemiyle sizi tedavi ettiğini düşünün. Ancak acı gerçek şu ki bu durumda da birçok sağlık çalışanının işsizliği söz konusu.Hatta gelişmiş yapay zeka ile doktorların bile işleri risk altında diyebiliriz. Geleneksel yöntemi Türkiye’de ne zaman terkederiz orası bilinmez ama yine de mümkün görünüyor.

Eğitim ve Öğretim maliyetlerindeki azalma

İlk eba ile karşımıza çıkan uzaktan eğitim yöntemi kontrol aşamasında sıkıntılar çıkarmakta. Ancak ülkemizin sanal eğitime yapacağı tutarlı yatırımlar ile kontrol aşamasında başarılı olunursa, eğitim ve öğretimde ülke olarak çağ atlayacağımıza inanıyorum. Ayrıca okurken maddi anlamda sıkıntı çeken veya okuyamayan milyonlarca gencin eğitim maliyetleri ciddi anlamda azalacaktır. Öğretmen ihtiyacı, okul, araç, gerek gibi devlet için birçok maliyet kalemi ortadan kalkacaktır. Tabii ki yerine getirilecek uzaktan sanal eğitimin de maliyetleri olacaktır ancak fiziki eğitimin yanında yok gibi olacaktır.

Tabii ki böyle bir durumda fiziki yüz-yüze eğitim tamamen bitmeyecek. Proje ve ödev tabanlı gruplar oluşturulacak, Yüz yüze eğitim bununla sınırlandırılacaktır.

Mal ve insan akışı azalacak

Mal dolaşımına kısıtlama getirilecek. Uluslararası ticaret hacmi küçülecek, ülkeler kendi içerisine dönük yatırımlara ağırlık verecek. Yarı özerk üretim yerleri kurulacak, devlet denetimin üretim artacak. Zaten küresel krizlerden dolayı birçok devlet bu yönde adımlar attı. Ancak korona virüs sebebiyle buna eğilim daha fazla olacak. Maske satışlarının yasaklanması gibi devlet artık birçok pazarda söz sahibi olacak. Serbest piyasa ekonomisinin yerine devlet müdahalesi gelecek. Böylelikle enflasyon devlet tarafından dizginlenecek.

İnsan akışı azalacak. Pandemiden en çok etkilenecek sektörlerden birisi de turizm. Uluslararası yolculuklara kısıtlamalar getirilecek. Kontrollü bir şekilde gidiş-dönüş sağlanacak. İnsan ve mal akışının daha az ve kontrollü olduğu bir ortamda sermaye belirli bölgelere toplanacak. Bölgesel zenginlik ve bölgesel fakirlik söz konusu olduğu zaman da e-ticaret yaygın bir hale gelecek. Piyasa git gide kendi kendini dengeleyecek. Değişen sadece davranış ve alışkanlıklar olacak.

Ve son olarak iş birliği

Pragmatik düşünen devletler iş birliğine yanaşacak. Böylelikle bu bir milli veya ulusal meseleden çok küresel bir mesele haline gelecek. Şu an için ülkelerin birbirine yardım ettiği gibi görünse de aslında tüm ülkeler kendi içerisinde mücadele veriyor. Bu anlayışın yerine küresel birlik ve beraberlik yer alabilir. Ortak bir fon oluşturup, tek bir noktadan denetleme üssü kurulabilir.

Tüm bu yukarıda bahsettiğim etkenler varsayımdan öte mantık süzgecinden geçirilip sunduğum tahminlerdir. Yazımı okuduğunuz için teşekkür ederim.

Ne düşünüyorsun

Kahverengi Yazar

Yazar Yakup Udül

Keyifli okumalar..

Bir cevap yazın