Eskiden inandırıldı adam. Çocukken başlamıştı her şey. “Ağaç yaşken eğilir” dedi sakallının biri. Elinde kehribar taşından yapılmış kocaman bir tespihle gösterip şadırvandaki çocukları. Sonra düzeltti başındaki sarığını. Allı pullu kaftanını da topladıktan sonra sırıttı çürük dişlerini göstererek. Çünkü biraz da gösteriş önemlidir.
Her şey gösterilerek öğretilir çocuklara. Dili dönmediğinde, unutulduğunda kızarak bağırır sakallı adam “Oku, Yaradan Rabbin adıyla Oku” diye. Sonra açtırır ellerini çocuğun ve vurur elindeki tespihiyle tespihin bir boncuğu kadar olan ellere. Göstererek.
Korkutulur çocuklar. Yanarız diye; çünkü yanmak da gösterilir çocuklara. Bazen ne kadar dayanacaksınız cehennem ateşine diye yanan mumun ateşine tutulur eller. “Evet, masum doğup da böyle bir cehenneme nasıl düştük biz” diye sormaz çocuklar; çünkü soru soranın gece rüyasına kimler kimler girmez ki. Gösterilir çocuklara. Yurtlarda geceleri girilerek koyunlarına bazen.
“Şeytan icadı” denir hayatı kolaylaştıran her şeye. Her şey şeytanın icadıyken ne yapsın çocuklar. “Otorite” diye el öptürülür. Birer ev duvarı gibidir çocuklar, her yeri kapalı, penceresiz, karanlıkta kalmış birer ev duvarı. Oyunlar oynamak günah! Oynaşmak “Bademleme”.
“Evet! çocuklar” dedi sakallı adam gerinerek; çünkü cennetteki yerini garantilemişti o. O ki, Yaradandan habersiz. O ki. yaratılanı Yaratandan ötürü sevemeyecek kadar aciz. O ki, yeri gelip korkusuzca Şirk koşan kendi menfaatleri için, öldürerek yaşayan, fakir fukaranın emeğini çalıp kul hakkından bahseden sakallı adam. O ki, Şeytana sırtını yaslayıp Şeytanın ateşiyle Allah’ın kullarına öğüt veren sakallı adama bir daha inanmamıştı “İnandırılan Adam”.

(Yazar notu: Buradan her dini gerçekten benimseyip iyiliği yol edinmiş ve kendilerini kötülükten uzak tutmaya çalışan kişilerden özür diliyorum. Böyle sapkın ve sapıkça, bilime ters düşen bir yalancı din yaratma çabasında olanlara meydan vermeyelim. İyilik ve kötülüğü ayırt edebilecek irade zaten bizlerde.)

Kimler Neler Demiş?

Please Login to comment