Kliktivizm, İngilizce ‘Clicktivism’ kelimesinden gelmektedir. Kelime özellikle sosyal medyanın yaygınlaşması ile ortaya çıkmış ve gittikçe kullanım sıklığı artan bir akıma dönüşmüştür. Bu akım her ne kadar kötü anlamı ile kullanılsa da yarattığı etkiler bakımından olumlu sonuçlar doğurmuştur. Micah White ‘kliktivizm’i aktivizmin pazarlama, bilgisayar teknolojileri ve populizm tarafından kirletilmiş hali olarak tarif etmiştir. Bu tarifin ışığında kliktivizm, insanları asosyalliğe iten; etrafında neler olup bittiğine bir dikdörtgen kare içinde bakmayı tercih eden insanlar oluşturmaya yarayan akımdır. Çünkü; insanlar iletişim teknolojilerini kullanarak yaşam pratiklerini belirler ve belirledikleri bu pratiklere internet olgusu ile yaşamlarına uygularlar. Bu uygulamanın karşılığına dijital aktivizm denir. Dijital aktivizm ile insanlar birçok konuda düşünce ve görüşlerini rahat ifade edebilme lüksüne kavuşurlar. Bu lükslük bireyleri ‘miskin aktörler’durumuna getirerek yeni bir tanımlamanın oluşmasını sağlar. Oluşan bu tanıma slaktivizm denir. Slaktivizm yapan kuruluşların söz konusu kavram noktasındaki işlevleri içerik analizi dahilinde ele alınmıştır. Ele alınan çalışmanın sonucunda başarıya ulaşan kampanyalar ile toplumsal faydacılık, slaktivizm noktasında önemli bir rol oynamıştır. Dijital aktivizmden yola çıkarak oluşan slaktivizm, kliktivizm kadar sistemli olmamıştır. Dijital aktivizmin toplum dilindeki karşılığı ‘parmak aktivistliği’ olarak geçer. Nihayetinde baktığımızda olan durumda budur. İnsanlar, ekranda gördüğü bir olgu hakkında kısa bir müddet düşünerek;ekranda gördüğü olguya olumlu yada olumsuz cevap verip; sonrasında bir rahatlamaya geçmektedir. Ancak sonrasında yargıladıkları bu olgunun neticesini takip ettiklerinde genelde başarısızlıkla sonuçlandığını görürler. Bu süreç pasifliğin göstergesidir. Peki kliktivizm akımına kapılıp; insani değerlerimizi kaybetmek için var gücüyle çalışan, kendimizi hayattan soyutlamaya yarayan tüm eklentileri kendimizden uzak tutabilir miyiz? Öncellikle toplumsal sorunlara baktığımızda kliktivizm akımında olan kişiler bazen farkında olmadan olumlu etkiler yaratırlar. Gönüllü aktivistlerin oluşturduğu sivil toplum kuruluşu olan Greenpeace Akdeniz’e değinelim. Greenpeace Akdeniz kuruluşuna baktığımızda dünyanın her yerinde gönüllülerin olduğunu biliyoruz. Türkiye’de de bine yakın gönüllü aktivistleri bulunuyor. Böyle bir kuruluş doğanın korunması adına faaliyetlerini yürütmektedir. Bu faaliyetlerin yürütülmesi içinde sosyal medyayı kullanarak desteklerini belirten insanlar kliktivizm akımıyla bunu başarabilmektedir. Bu gibi destekler dijital aktivizm yoluyla olduğu için kampanyalar büyük kitlelere ulaşabilmektedir. Örneğin; kliktivizm akımıyla çocuklara organ ve ilaç yardımları, fakirlere destek olmak gibi bir çok dijital kampanya büyük ilgi ve destek görmüştür. Mesela bir çocuğa kan bulunması sosyal medya hesabında söz konusu gönderiyi siz de paylaşırsanız, bu kampanyaya destek olmuş olursunuz. Yani kliktivizm akımına dahil olup, kliktivist olmuş olursunuz. Sizin de hemfikir olduğunuzu düşündüğüm bu konuda kimsenin bu akımdan kurtulmak isteyebileceğini sanmıyorum. Bazı toplumsal sorunlarda yapmak istediğiniz halde yapamadığınız veya mümkün olamayacak kadar ulaşılmaz görünen durumlarda bir paylaşım yapmanız yada bu konuyla ilgili dijital kampanyalarla platform oluşturmanız bile önemli ve değerlidir. Samimiyetinizin sorgulanıp sorgulanmaması ayrı bir tartışma konusu olmakla birlikte bunun bir önemi yoktur. Toplumsal sorunlarda çözüm bulabilmek için bazen kliktivizm’e ihtiyaç duymayız. Bizzat kendimiz içinde olarak soruna çözüm bulabiliriz. Ama bunun mümkün olmadığı durumlarda ne yapacağız sorusuna vereceğimiz yanıt herhalde sessiz kalırız olmamalıdır. Bazen hiçbir şeyle uğraşmak istemeyiz. Düşüncelerimizi ifade etmek istemeyiz. Çünkü; alışıla gelmiş durumlar insanlarda bıkkınlık yaratır. Bu gibi durumlarda insanların zihninde olan birikim taşmak ister.Paylaşılmaya ihtiyaç duyar.Bu ihtiyaçtan dolayı bir sanat eseri doğabilir. Bir yazı yazılabilir.Bir müzik bestesi ortaya çıkabilir.Böyle durumları görmezden gelip sessiz kalmak daha mı güzel? İnsanlar böyle değerler de üretebilmenin yanında sosyal medyayı kullanması ve kliktivizm akımında kendisini bulması zamanın getirmiş olduğu bir getiridir. Evet, önceki zamanlarda kötü anlamında kullanılıyor olabilir. Ama bu demek değildir ki olumlu yanı yoktur. Böyle bir konuya yaklaşım tarzımız ancak iyi niyet doğrultusunda ölçülebilir. Bazen pasif durumlarımız bile bir değişimi yaratabilir. Bu değişim dünyadaki bütün toplumlarda farklı gelişmelere yol açar. Klişe cümlelerin arkasına sığınıp, hiçbir şey yapmamak yerine özgünlüğümüzü yaratıp farklı olanını göstermek yaşamın en keyifli yanıdır. Bu keyifli yanıyla insanlar değişimi yaratabilir. Bu değişimin kliktivizmle olup olmaması önemli değildir. Değişimin seçenekleri çeşitli ve sayısız iken kliktizim’e takılmak boş bir uğraşıdan ötesi olmaz. Kliktivizm sadece bir akımdır. Bu akımda bulunup bulunmamak sizin kararınıza bağlıdır. Öyle ya dünyadan öyle akımlar gelip geçti ki yarının dünyasında farklı bir akım gelişip yaşanacak. Zamanın gölgesinde yaşanan yaşanır ve hep sonraya yeni bir tohum eklenir. İnsan üreterek değer yaratabildiği için insandır. İnsanı iyi-kötü ikileminde yargılasanız bile insan yine insandır. Kliktivizm gibi akımlar ise sadece bir akımdır.

Kimler Neler Demiş?

Please Login to comment