içinde

Korona virüsü ve Türkiye’nin uluslararası piyasadaki yeri

f EFEF 197197352216

Artık resmen salgın olarak ilan edilen covid-19 virüsünün etkileri tüm dünyada fazlasıyla hissediliyor. Sosyal, kültürel, çevresel ve toplumsal olarak birçok etkisi bulunan virüsün ekonomik etkileri de yavaş yavaş kendisini göstermeye başladı.

Yazımızın bu bölümünde dünyayı derinden sarsan virüsün Türkiye’ye de ulaşması ile birlikte ülkemizde de sosyal ve toplumsal olarak etkileri hissedilmeye başlanmasının yanı sıra ekonomik olarak da etkileri hissedilmeye başlanmıştır. Dünyanın ekonomik olarak kritik noktalarından biri olan Wuhan şehrinden dünyaya yayılan virüs, ekonomiyi tüm dünyada hissedilir derecede etkiledi.

Bir önceki yazımız olan “Korona virüsünün piyasalara etkilerine ilk bakış” adlı yazıda Wuhan şehrinin ekonomik olarak Çin ve Dünya açısından bulunduğu konuma işaret etmiştik. Bu yazımızda ise Türkiye’nin virüsten sonra uluslararası piyasadaki konumu irdelenecektir.

Türkiye ve Çin arasında çok büyük ve çok eski bir ticaret ağı mevcuttur. Resmî rakamlar gösterdiği şekliyle Türkiye – Çin arasındaki ticaret hacmi toplamda 23 milyar 631 milyon dolar olmuştur. Bu göstergelerin Türkiye açısından ihracat kalemi 2 milyar 912 milyon dolar iken geriye kalan 20 milyar 719 milyon doları da ithalat kalemi oluşturmaktadır. Bununla birlikte Çin imalat sanayi yaşanan bu salgın hadisesinden sonra çok sıkıntılı günler geçirmektedir.

Çin Halk Cumhuriyeti, dünyanın tedarikçi ülkelerinin başında gelen bir ülkedir. Malum hadiselerden dolayı dünya gerek ham madde gerek ara mal gerek son ürün olarak elde etmek istediği malları tedarik sıkıntısı yaşamaktadır. İmalat sanayisinin yanı sıra Çin’in tedarikçi ve ev sahibi konumunda olduğu kalemleri şu şekilde sıralayabiliriz;

  • zücaciye,
  • çelik sanayi,
  • mobilya,
  • hazır giyim,
  • ham madde.

Dünya virüs hadisesi ile çalkalanırken ve tedarik sıkıntısı yaşarken özellikle Avrupa’nın virüs sürecini iyi yönetemeyerek tökezlemesiyle birlikte oklar Türkiye’ye çevrilmiş durumda. Dünya çapında özellikle Avrupa’nın Çin’den sipariş ettiği demir – çelik ham maddesi siparişlerinin Türkiye’ye yönlenmesi beklenmektedir. Bu durum ham madde piyasasında fiyatların düşeceği yönünde bir beklenti oluşturmaktadır.

Mobilya sektörü de Çin’in önderliğinde ve ev sahipliğinde büyük bir fuara hazırlanıyordu. Virüs salgını nedeniyle fuarın yönü Türkiye’ye çevrilmişti. Yaklaşık 200 kadar büyük mobilyacı Çin’de fuarın ertelenmesi ile birlikte oluşan boşluğu İstanbul İhracatçılar Birliği doldurma planları yapmıştı. 22-30 Mart tarihleri arasında bir fuar planlanması yapılıyordu. Türkiye’de var olan önlemlerle birlikte bu da ertelenmiş durumda. Yine hazır giyim, zücaciye ve çelik ihracı konusunda da Türkiye bir atılım içerisine girdi. Çin’den boşalan uluslararası pazar boşluğunu doldurmak ve buradan kalıcı olarak bir pay almak istemektedir.  Fakat Türkiye’nin aldığı önlemler çerçevesinde bu atılımlarda bekleme durumuna alınmıştır. İlerleyen günlerde ne olacağını hep beraber göreceğiz.

Ne düşünüyorsun

Bir cevap yazın