LoadingSonra oku

11 Mayıs 2017 Ankara Günlüğü:

Karasal iklimini dobra dobra yaşayan bir şehirmiş Ankara. Öğle sıcağında bile rüzgar esiyor. Şaşırdık bir hayliyle; alışmışız Mersinin kavuran sıcağına, bu iklim biraz üşüttü bizleri. Ama Türkiye’min minik dostları ısıttı yüreğimizi. Bugün bir çok kanka edindim kendime.

Öğle sonlarına doğru geliyorduk. Evde tutturdu küçük Samet’imiz ‘’Ben bisiklet süreceğim’’ Tuttular kolumdan gövdemden artık dışarı çık, bir hava al dediler. Kabul ettim. Cümbür cemaat üç ağabey bir abla indik aşağıya. Baktık küçücük çocuklar top oynuyor. İçimde kalan eski futbolcu ruhuyla indim sahaya. Tanıştık el sıkıştık küçük dostlarımızla güzel bir maç yaptık. Maç arasında bir ufaklık oturmuş yere, yanına geldim bende oturdum. Aynen fotoğrafta göründüğü gibi. Kankamın biraz karnı ağrımış. Çok su içtim ondan oldu diyor. Maşallah pekte bilgili. Maçta minikler benden oldu. “Allah’ını seven forvete gelsin.” dedim. Şaşırdılar. “Her zaman defans olmaz, boşverin.” biz gol atalım dedim. Taktikleri değiştirmek lazım bazen. Sonra yenildik. Demek ki hep ilerde olmak yaramıyormuş. Daha Sonra büyükler çıktı. Benim hala büyümemiş ruhumla bir de minik dostlarımızla kaldık sahada. Kaleye geçtim onlar söyledi: büyük gösteriyor imişim. Gülümsedim bir hayliyle bu olaya. Geçtik kaleye güzel güzel ikiye iki maç yaptılar. Eski hallerime geri döndüm bir anda. Biri döndü; ‘’ağabey sen de herkesle kanka olmuşsun be.’’ Dedi. Bu ifade güldürdü beni. Hala böyle çocukların sokakta olması beni bir hayliyle mutlu etti. Sizde çocuklarınıza ‘’tableti bırak çocuğum’’ diyeceğiniz yere umarım ‘’hadi artık eve gel’’ dersiniz. Güzel güzel sohbette ettik ve tanıştık küçük dostlarımla:

İlk kankam:

Batuhan. Sanırım 2. Sınıftı. Kapak fotoğrafında olan küçük dostum. Büyüyünce İnşaat Mühendisi olacakmış. Hayalleri büyük, bir de futbolcu olacakmış. Salih oradan; çift meslek oluyormuş ağabey demez mi ? Bu yaşta bu bilgileri beni çok memnun etti.

İkinci kankam:

Asaf. Sanırım 3. Sınıftı. (Kısa saçlı gözlüklü olan) Birazcık sinirli bir dost. Astronot olacakmış. Uzaydaki bir çok şeyi de biliyor. Oradaki zaman dilimlerini bile biliyor. Diyorum ya; bu çocuklar bir efsane. ‘’Nasa’ya girmekte zor ya’’ demez mi? Bu ifadesi yüzümü gülümsetmeye yetti.

Üçüncü Kankam:

Salih. Sanırım 4.sınıftı. (gözlüklü ve iri yapılı olan) Çok iyi bir santrafor. Aynı benim gibi.  İyi gollerde atıyor. Fatih Terim’e duyrulur. Hakim olmak istiyormuş. Kararlı ve emin. Olacağım diyor adam.

Dördüncü kankam:

Umut. Uzun saçlı yakışıklı bir genç adam. İyi de bir kaleci. Polis veya asker olmak istiyormuş. Vallahi okurum tipte tam müsait. Yakışıklı çocuk. Topa baktığı gibi size baksa korkarsınız. Tam bir aslan parçası.

Ülkemizde hala sokaktan eve gitmeyen çocukları görünce içim rahatlıyor. Her Türk erkeği o futbolu sokakta öğrenecek arkadaş o kadar!

Şehrin gürültüsünden, insanların kötümserliğinden sıkılmışsanız; sizde sık sık sokağa çıkın ve çocuk olun. Görüntünüzü düşünmeyin. Kim olduğunuzu düşünmeyin. Beraberce eğlenin, oynayın, koşun, gülün. Emin olun çok iyi oluyor. Umarım bir daha Çınar’larımıza gözyaşı dökmeyiz.

Yazmazsam olmazdı. Farklı bir PC’de de hiç kolay yazılmıyor doğrusu. Hepsi akşam açıp bakacaklar sitemize. Onları yazacağımı duyunca çok heyecanlandılar. Umarım beğenirler. Sağlıcakla kalın efendim…

11\05\2017 23:04

 

Evren Sarı
"Kafamın içinde dönen, bir türlü kimselere anlatamadığım dünyayı anlatmak için yazıyorum." 18 yaşında kendini geliştirmekte olan bir genç yazar. Asıl amacı; kilometrelerce uzaktaki insanların yüreğine, ruhuna dokunabilmektir. Varoluşçuluğu benimsemiş yazara edebiyat camiasında "Düşünen Adam, Bohem, Ölüm Yazarı" gibi lakaplar takılmıştır. "Düşünen Adam, Bir Şair Adamın 118 Günlük Öyküsü ve Çaresiz Adamdan Uzak Diyarlara Mektuplar" kitaplarını yazmıştır. Ona sosyal medya hesaplarından ulaşabilirsiniz.

Kimler Neler Demiş?

Please Login to comment