Hadi saatlerimizi 5 yıl öncesine ayarlayalım. Yine bir bahar günü sabahına gözlerimizi açalım. Penceremizi açtığımızda temiz ve serin hava önce ciğerlerimize sonra evimizin içine dolsun. Ve bir ülke düşünelim. Televizyonu açmaya korkmayan insanların olduğu, sosyal medyada gezerken insanların korkmadığını patlama ya da şehit haberlerinin olmadığı bir ülke düşünün. Göz yaşlarının sebebinin mutluluk olduğunu düşünün.

Bir ülke düşünün. İki ezeli rakibin kiyasiya yarıştığı, ezeli rekabet halinde olduğunu düşünün ve tek endişenin bu iki takıma gonul verenler arasında çıkabilme ihtimali olan yerel kavgalar olduğunu düşünün.

Bir ülke düşünün. Kalabalık grupların birlikte huzur ve güven içinde  yürüdüğü, arkadaş gruplarının sadece gülüp eğlenerek yürüdüğünü düşünün. Gözlerinde en ufak bir korku ve şüphe olmadan.

Bu bahsettiğimiz düşündüğümüz ülke, Thomas Moore’un ütopyası değil ‘Türkiye !’ Sadece 5 yıl öncesi.

Şimdi soralım kendimize. Düşünce dünyamızdaki o unsurların ekseninde günümüz olaylarını düşünelim. Soralım kendimize, bugünü soralım, neden maçtaki poziyonun ofsayt mı? penaltı mı? olup olmadığını tartışamadığımızı soralım. Bu 5 yıl içinde ne oldu? onu soralım. Neyden memnun değildik?  onu soralım. Neyi paylaşamıyoruz? onu soralım….

Ve eğer  bu yazıyı okuduysanız lütfen 20 saniye gözlerimizi kapatıp bu soruları düşünelim…          

Kimler Neler Demiş?

Please Login to comment