Ana sayfaYaşamMutlu Olmak veya Olmamak

Mutlu Olmak veya Olmamak

Tarih:

Yazarın diğer yazıları;

Sessiz Bir Mektup

Sevgili günlük, Henüz yaş yetmişe değmedi, bu güzel bir...

Ah benim kanayan dizlerim

Kelimeler uzuyor dallardan, boyum küçük, yetişemiyorum. Uzandıkça ellerim küçülüyor,...

Bu handa insan yalnızca yolcu

İnsan nedir? Yaşam nedir? Yaşamak nedir? Yaşamın içinde insan...

Biri Açık

Dilimde aynı sual, hatırımda aynı çehre. Hep böyle zamanlarda...

Kaçık

“İnsan dört duvar arasında çokça düşünüyor hayatını, gerçekleri, doğruyu,...

Hayır olur mu?

Beklerdim yıllardır nazlı yarî,Hiçbir şey vuku bulmaz,Şu harab-ı ziyan...

Büyük Aldanış

İşittim ki, gülüp geçmişsin her anına inci adanan zamana Görmeyeli...

 Mutlu olmak veya olmamak… Evet bu konuyu ele almam gerektiğini düşünüyorum. Sebebi bana gelen mailler veya yapılan hoş sohbetlerde bu durumun can sıkıntısı olması. Mesela kız arkadaşımızdan ayrılıyoruz. Hayatımız mahvoluyor. Mutluluk nedir onu bile bilemiyoruz. Artık hayat nasıl geçecek diye düşünüyoruz. Öyle kötü günler geçiyoruz ki anlat anlat bitmez. Ve ben de gözlemlerimle bir sonuca vardım. Evet arkadaşlar mutlu olmak veya olmamak sizlerin ellerinizde. Karar sizin. ‘’Mutlu olmayı gerçekten istiyor muyum ?’’ diye sorun kendinize. Ya nasıl ne alaka dersiniz ya da doğru öyle bilinir ama öyle olmaz denir. Hayır öyle arkadaşlar! Toplum öyle bir şey olmuş ki; biriyle ayrılınca mutsuz olacaksın, olmalısın! Olay buna çözümlenmiş. Yanlış. Her birey farklıdır deriz. Kendimizi anlatsak insanlardan kendimizi ayrı tutarız. Hep birbirimiz farklıyız deriz. Ee öyleysek; duygular bireyselse neden topluma göre ilerliyoruz. Üzmeyin kendinizi. Yıkmayın. Bu yıkım sadece sizi de değil çevrenizi hatta oluşacak güzel şeyleri de yıkar. Mutlu olabilirsiniz bu sizin elinizde! Yapamam değil. Zaten şu yapamam, edememleri kaldırsak emin olun hayatımız daha güzel olacak. Can Yücel demiş; ‘’Yaşayamam deme, yaşarsın çünkü!’’ Böyledir hayat. Birine hayatınızı asla bağlamayın. Hele beklentilere asla! Beklentisiz yaşamak asıl yaşamaktır. (Bu cümle aramızda 🙂 ) Cüneyt Özdemir bile diyor; ‘’Bırak Hüzünleri…’’ Boşverin ne olmuşsa olmuş. Devamı hayırlı değilmiş demek düşer bize. Ben yalnızım abi, her sabah bakıyorum yok. Asla demeyin böyle bir şey. Bu yazıları okuduktan sonra ben artık zaten hayatındayım dostum. 🙂 Merhaba yeni dostun Yazar Evren. İstediğiniz zaman, istediğiniz her türlü konu hakkında konuşabiliriz. Laf aramızda 🙂 Ve unutmayın: Hayat üzüntüsüyle, sevinciyle, beraberce güzel! Alt tarafa da mail adresimi yazıyorum. Her zaman istediğin takdirde yanındayım dostum 🙂 ‘’Yalnız değilsin.’’ Şimdi sormalıyım: ‘’Gerçekten mutluluğu istiyor muyuz dostum ? En mutsuz halimiz çayımız bittiğinde olsun’’

 

Evren Sarı
Evren Sarı
"Kafamın içinde dönen, bir türlü kimselere anlatamadığım dünyayı anlatmak için yazıyorum." Kilometrelerce uzaktaki insanların yüreğine, ruhuna dokunabilmek bir nefestir, ifadesini kullanan, yazılarında varoluşçuluğu benimsemiş yazara edebiyatçılar tarafından "Düşünen Adam, Bohem, Ölüm Yazarı" gibi lakaplar takılmıştır. "Düşünen Adam, Bir Şair Adamın 118 Günlük Öyküsü ve Çaresiz Adamdan Uzak Diyarlara Mektuplar" kitaplarını yazmıştır. Ona sosyal medya hesaplarından ulaşabilirsiniz.

Mail bültenimize abone olun

Yazılardan haftalık mail ile haberdar olun.

Son yazılar

Önceki İçerik
Sonraki içerik