içinde

Tarladan Aidiyete

Otobüsten inmiştim ve eve gidiyordum. Elinde broşürler olan bir adam benimle hemen hemen aynı mesafede duran kadına broşürü uzattı ve şöyle dedi :
– Dünya malı dünyada kalır. İki çocuğum var….. Cümlenin devamını duymasam da ne hakkında olduğunu tahmin edebilmiştim. Ama beni asıl düşündüren adamın ‘Dünya malı dünyada kalır.’ demesiydi. Bugüne kadar çok kez duymuştum bu lafı ama düşüncelerle boğuşurken bunu duymuş olmam daha bir başkaydı. Aklıma okuduğum bir yazıyı getirdi bu hüzün dolu söz. Her şey, dedim kendi kendime. Her şey iki ekili arazinin arasına kimin arazisi belli olsun diye çizgi çeken adamla başladı. O gün, insan aidiyet duygusu nedir onu keşfetti. Sahiplenme arzusu… İnsanlar dünyaya vücudu dışında bir şeyi olmadan geliyor. Öylesine boş, öylesine yardıma muhtaç… Doğduğunda yanında arabası, iPhone’u, evi yoktu. Neden insan ölmeyecek gibi yaşıyor? Doğarken bunca şey beraberinde gelmediyse buradan giderken neden kendisiyle gelsin? Bu kadar basit olan bir mantığı düşünmekten alıkoyan alışveriş çılgınlıklarını kim çıkartıı? Al, al, onu da al, bunu da al… Durdurun dünyayı, bir dakika. Nereye gidiyoruz? Bütün bu mal varlığımız elimizden yitip gidecekken neyin aidiyeti bu? Neden hep daha yenisi? Neden alışveriş artık ihtiyaç için değil de rahatlamak için? Kapitalizm mi öğretti bunu sana yoksa Modernizm mi? Sahip olduğun gibi uçup gidecekler birer birer …Her gün biraz daha kök salıyoruz dünyaya karşı. Dünyaya olan muhabbetimiz daha da artıyor. Başkaları açlıktan son nefesini teslim ederken Azrail(a.s)’ye biz yemekleri ara sıcak,tatlı diye ayırıyoruz. Kaşıklarken çorbayı açgözlülükten önüne perde inmiş gözün tatlıyı arıyor masada.Sence bunlar adil mi? Bunların hesabı sorulmayacak mı sence? Vakit sorgulama, düşünme, elindekine kanaat etme vaktidir.

Çünkü saçıp-savuranlar, şeytanın kardeşleri olmuşlardır; şeytan ise Rabbine karşı nankördür. (İsra Suresi / 27)

Ne düşünüyorsun

Turuncu Yazar

Yazar Eyüpcan Işık

Gökyüzü sinmiş hikayelerin fedaisi.

Bir cevap yazın