Veda sevgilim
Bize ayrılan sürenin sonuna geldik. Veda, elveda. Yürüdüğün yollara eklensin yollarım, ömrün, ömrümden alsın.
Verdiğin sözleri tutmadığın için sana buruk gideceğim. Yaralarımızı iyileştireceğimizi, seninle olduğum sürece kitabımda gözyaşı olmayacağını, yüzümde güller açacağını söylemiştin ya. Olsun, canın sağolsun. Çok güzel şeyler bizi bekliyor diye eklemiştin. Her güzel şey biter ama her şey güzel bitmez.
Ve teşekkür ederim tuttuğun sözler için. Ayrılırken dahi ellerimi öptüğün, belimi sımsıkı sardığın, yüzümü avuçların arasına aldığın için. Kötü ayrılmayacağımıza söz vermiştin işte tuttun.
Ama ben daha fazla tutamıyorum. Pes etmek istemiyorum sen de biliyorsun. Çok çabaladım, çok didindim. Çözebilmek için düzeltmek için. Ama yatağımın ortasında bacaklarını kendine çekmiş yatan kıza bakıyorum, düğüm olmuş. Ve kendini açacak gücü yok. Yorulmuş, yok olmuş.
Ve ben kollarında yığılmadıysam senden aldığım güçtendi. Ama artık tek başımayım. Yatağım çift kişilik, iki elim var, hala diş fırçan yerinde. Ama işe bak ki ben tek başımayım. Bu yüzden veda sevgilim, elveda.
Zaten kış geliyor, ben kışları sevmem. Veda etmeyi de sevmem ama bencillikten olsa gerek. Beni unutma istiyorum. Ondan bu satırlarım.
Sen de kalma buralarda, evine dön. Her köşesinde de beni hatırla. Dağılsın kalbin, öl hatta orda diyemem sana hiçbir zaman ama her telefona sen çık, her kapıya sen koş. Beni hatırla.
Veda sevgilim.
Elveda.
