içinde ,

Angola -II-

angola bayragi

Bundan önceki yazımızda Angola’nın geçmişi ile ilgili bilgiler ışığında tarihi perspektifi ve bir nebze siyasi görünümüne göz atmıştık. Bu yazımızda ise braz daha özele inip Angolanın coğrafi konumu, kültürel özellikleri ve ekonomisi gibi konulara değinip iç politikası hakkında bilgilervereceğiz. Angola ile alakalı son yazımızda ise dış politikasını ele alıp bir Afrika ülkesi hakkındagenelbir resim oluşturmaya çalışacağız.

Angola’nın Coğrafi ve Kültürel Yapısı

Angola güneybatı Afrika’da, Namibya, Demokratik Kongo Cumhuriyeti ve Zambiya ile komşu olan, batısında Atlas Okyanusu bulunan bir ülkedir. Angola’ya ait olan ve ülkeye sınırı olmayan yakındaki Cabinda ili de Kongo Brazaville ile sınıra sahiptir. Eski bir Portekiz sömürgesi olan ülkenin önemli ölçüde doğal kaynakları vardır (Petrol ve elmas en önemlileri). Ülke, unvan olarak bir demokrasidir ve Angola Cumhuriyeti (Portekizce Republica de Angola) adını taşır.[1] Afrika’nın güney batısında yer alan, nüfusu 20.7 milyon olan bir ülkedir.

Sömürge döneminin bir sonucu olarak Hristiyanlık, Angola’da yerleşmiş ve kurumsallaşmıştır. Nüfusun %38’i Katolik, %15’i Protestan ve %47’si yerel dinlere mensuptur.

Angola’nın Ekonomisi

Angola doğal kaynakları bakımından son derece zengin bir ülkedir. Ülke geniş petrol yataklarına ayrıca doğalgaz ve elmas başta olmak üzere çeşitli doğal kaynak rezervlerine sahiptir. Günde 1,7 milyon varil üretimle Angola, Nijerya’dan sonra Sahra altı Afrika’daki en büyük ikinci petrol üreticisidir. Dünya petrol fiyatlarının artması ile birlikte 2002 ve 2012 yılları arasında ortalama yıllık % 11 gibi bir büyüme oranı yakalayan Angola ekonomisi 130 Milyar ABD Doları büyüklüğündeki bir Gayri Safi Yurtiçi Hasıla’ya (GSYİH) sahiptir. Ülke ekonomisi 2013 yılında %5.1 büyüme göstermiştir. Satın alma gücüne göre yaklaşık 6400 ABD Doları kişi başına düşen milli bulunan Angola, 1994 yılından bu yana Birleşmiş Milletler En Az Gelişmiş Ülkeler sınıflandırmasında yer almaktadır.[2]

ANGOLA İÇ POLİTİKASI

Çok partili başkanlık sistemine dayalı bir cumhuriyet ve 18 ilden oluşan bir idari yapıya sahip olan Angola’da,21 Ocak 2010 tarihinde Angola Ulusal Meclisi tarafından kabul edilen yeni anayasa birçok yeniliği de beraberinde getirmiştir. Beş yıllık bir dönem içim direkt olarak halk tarafından seçilen devlet başkanı ayni zamanda hükümetin ve ordunun da başıdır ve kabineyi kendisi atar. Bütün siyasi güç başkanda toplanmıştır. İllerin valileri ve yüksek mahkemelerin başkanları devlet başkanı tarafından atanır. Anayasanın 143.maddesine göre, her beş yılda bir nisbi temsil sistemi ile seçilen 220 milletvekilinden oluşan Angola Ulusal Meclisi en yüksek hükümet ve yasama organıdır. Milletvekillerinin 130’u ulusal listeden ve geri kalan 90 tanesi il listelerinden seçilirler.[3]

Ulusal kurtuluş savaşını yürüten güçler MPLA, FNLA ve UNITA hem iç savaş döneminde hem de sonraki dönemlerde Angola iç politikasının en önemli aktörleri olmuşlardır. Bağımsızlığın kazanılmasıyla birlikte, Sovyetler Birliği’nin ve Küba’nın desteklediği Antonio Agostinho Neto liderliğindeki MPLA Angola’da iktidarı ele geçirmiş ve sosyalizmi ilan etmiştir. Sovyetler Birliği daha 1969 yılında MPLA’yı Angola halkının tek temsilcisi olarak ilan etmişti.

1978 yılındaki anayasa değişikliği ile başbakanlığın lağvedilmesinden sonra bütün siyasi güç devlet başkanında toplanmıştır. Anayasanın ‘’52. ve 53.maddeleri gereği başkan hem hükümetin hem de,1975 Anayasası ile kurulan,1980 yılına kadar en üst devlet organı olan ve MPLA’nın merkez komite üyelerinden, savunma bakanından ve üst düzey komutanlardan oluşan Devrim Konseyi’nin başıdır.

Ülkede iç savaşın sona ermesinden önceki görüntü her alanda iç karartıcıydı. Anayasal politik kurumların hepsi de ya çok az işliyor ya da hiç işlemiyordu. MPLA’ nın tek parti hakimiyeti önceki gibi devam ediyordu. Siyasi manzara parçalanmış bir görüntü çiziyordu ve muhalefet zayıflamış ve bölünmüştü. Soğuk savaşın bitmesiyle Marksist-Leninist-parti tezlerinden uzaklaşmaya başlayan MPLA, özellikle 2002’den sonra ‘’ kendini daha çok sosyal demokrat olarak nitelemiştir. Bu söylemde ayni dönemde petrol fiyatlarının yükselmesi ve Angola petrolünün uluslararası pazarda satış şansının arttırılarak daha fazla gelir elde etme isteğinin de etkisi vardır. Bu döneme 2008 ve 2012 seçimleri ve seçim çalışmaları damgasını vurmuştur.[4]

Angola’nın iç politikasındaki bu manzaranın oluşumunda, silahlı kurtuluş mücadelesi ve soğuk savaş döneminin arka planının olduğu kabul edilmektedir. Bu bağlamda ülkenin bağımsızlığı için mücadele veren üç askeri ve siyasi gücün Ulusal Meclis’te temsil edilmesi kaçınılmaz bir sonuç olarak görülse de UNITA ve FNLA, MPLA için tehlike yaratacak bir durumda değillerdir. Bunların dışındaki partilerin, seçim ittifaklarının ve derneklerin seçim başarıları bir sürekliliğe sahip değildir.

[1] http://www.msxlabs.org/forum/ulkeler-ve-tarihleri/14360-angola-ve-angola-tarihi.html#ixzz3r1bCbtcX [9.11.15]

[2] http://www.mfa.gov.tr/angola-ekonomisi.tr.mfa[9.11.15]

[3] Ermağan, a.g.e., s.137-138.

[4] Ermağan, a.g.e., s.138-139.

Ne düşünüyorsun

Bir cevap yazın