Ana sayfaKültürEdebiyatBir Yaz Gecesi Rüyası

Bir Yaz Gecesi Rüyası

Tarih:

Yazarın diğer yazıları;

Kendine ait bir oda

Her şey kendine ait bir odada, elleriyle kendini yok...

Güzellik Nedir?

Geçen yaz gecelerinde, kendini delicesine güzel hissederek dalga sesleri...

Geleceğe özlem

Benim küçük kızım, seni öylesine özlüyorum ki.  Hem sadece ben...

Bana Geç Kalma

Hatırlıyor musun, zamanında beraber gökyüzünün fotoğrafını çekmiştik! Boşlukta el...

Sanrı

  Kadın, bembeyaz elleriyle insanlık gömleğinin içine bağlanmıştı. Gövdesi, bazen...

Gönül davası

Bir gün, biçare gönül bir hakime sevdası yüzünden mahkemelere...

Elveda

Sonunda neden biz olamayacağımızı anladım, garâm. Bu zamana kadar...

Histerik şiir

Ayın biriydi; beni sevdiğin O  gün ben bir güldüm, zamansız açan.. Ayın...

Onu,bir pencere kadar sevdim ben. Penceresinin pervazı benim için hayata açılan kapıydı, önündeki çiçekler benim için cennetteki yasaklı elma ağacı misaliydi. Ona meyletmek benim dünya sürgünümün başlamasıydı. Karşı binadan ona bakmak, yaşamayı merak edip doğamamaktı.

Öyle ki hemencecik saçlarını boynunda toplar, itinayla bir kitabı okumaya dalardı. O küçük parmaklarını kaldığı sayfaya ayraç yapar uzaklara dalardı. Uzaklar, içine uzanırdı. Bilirdim böyle vakitler kendi denizinde boğulur boğulur da kimsecikler onu kurtaramazdı, kalkar kendine kahve demlerdi. Bazı zamanlar cam kenarına otururdu ki denize açılan pencerelerinden kendini bırakamayışına art arda sigara yakışlarına denk gelirdim. Ardından tütünün dumanını gökyüzüne üflerken bir şeyler mırıldanışını seyrederdim. Seyirlik bir aşktı benimkisi doğacağına dualar eden.. O, divane gibi kendi kendine efkarını öpüp koklarken ben ona daha çok vurulurdum. Ki acı çekmesini öğrenmiş bir kadındı ve elbette zarafeti bundandı. Denizin içine doğmuş olsa da denize olan sevgisi hiç bir zaman alışkanlık haline gelmemişti. Yakamozun olduğu geceler her seferinde aynı heyecanla balkonuna  çıkar, bacaklarını karnında toplar, saçlarını omuzlarına salar öylece geceye mest olurdu. Dalga sesleriyle söyleşirdi. Meltemle önüne düşen saçlarına kulağının arkasına atarken eli kulağında kalır, hayallere dalardı. Sonrasında ise sanki birileri onu görürmüşcesine mahçup olur kalkar giderdi. Oysa onu kimse görmüyordu. Ben görmüyordum, hissediyordum ve ben hissetikçe o varoluyordu. Şiir gibi kadındı, gözlerime gözleri ilişse son bulacak bir şiir. Yalnızlığı ile evini şenliklere boğardı bir ben duyardım onun sesizliğini bir de o. Sahi ben kimdim? O güzellik hangi alemdeydi?

Mail bültenimize abone olun

Yazılardan haftalık mail ile haberdar olun.

Son yazılar

Önceki İçerik
Sonraki içerik