Güneş

Tarih:

Yazarın diğer yazıları;

İnsan Hasretteyken

Bütün acılarımın dermanıseni gördüğüm an gelecekbiliyorum.Yanağını bir kez okşasamgeçecek...

3×1

Geçsin diye içinden geçersin acıların. Geçecek güzel kızım. Geçsin diye içinden geçersin acıların. Geçecek...

Adem’in Doğuşu

Sanki kaburgalarım parçalanıyor. Yoksa seni kaburgamdan ben mi yarattım? İki büklüm...

Hesaplaşma

Söz konusu sen olduğunda herkesle, her şeyle savaşabilirdim. Gökten...

Biraz Kül Biraz Duman

Ben seni göğsümde uyutmuştum. Sen beni göğsünde uyutmuştun. Şimdi başka yastıklar taş...

Kusur

Bazen bitti sanırsın yağmurların. Bir gece ansızın tekrar gelirler. Bir bakmışsın...

İnsan Kendi Şeytanlarından Kaçamıyor

Bir öğleden sonraydı güneşli bir bahar havası. Dalgalar usul usul kumsalı...

Veda Kalkışmaları-2

Bu kaçıncı veda kalkışmam bilmiyorum sevgilim. Depremler yine içimde....

Dolunaydan bir eksik ay.

Dolunayı bir geçe.

Tam gibi gözüken ama 

bir parçası eksik olan.

Fark edilmeyen.

Eksikliğini fark ettirmeyen.

Hakkında ‘Ne güzel mehtap,’ denilirken 

içte hep hilal kalan, 

mehtap olamayan ay.

Yine de parlayan, 

yakamozlar yaratan 

ama hala tamamlanmayı bekleyen 

o muhteşem gök cismi.

Doğru zamanın gelmediğini bilen 

-ya da geçtiğini- 

ve o anın eksikliğini belki de 

daha önce hiç bu kadar hissetmeyen.

Yine de, işte 

mehtap ismi.

Ne tamamlanmaya bir kala kendisiydi.

Ne tamamlanınca kendisi olabildi.

Ne eksik kalınca kendisi kalabildi.

Dolunaydan bir eksik.

Dolunayı bir geçe.

Belki de en güzel haliydi. 

Ezgi Esra Durğut
Ezgi Esra Durğut
Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunu. Hayatta yazmaktan başka çıkış bulamayanlardan, kelimelerle sığınak yapanlardan. Herkes kadar yalnız, herkes kadar kalabalık bir kaç cümleden ibaret.

Mail bültenimize abone olun

Yazılardan haftalık mail ile haberdar olun.

Son yazılar

Önceki İçerik
Sonraki içerik