içinde

Hüzünlü Bir Hasbihal…

MusicTherapy

Bugünlerde kafamı kurcalayan ve belkide günümüzde yaşanan birçok sorunun temelinde yatan bir sorun: Özümsemek.

Nedir peki bu özümsemek ? Özümsemek eğitimin temelidir. Birçok bilgi bilmekten ziyade bildiği az bir şeyi dahi hakkıyla bilebilmek. Hani bir laf vardır; asıl olan bilmek değil bildiği şeyi yaşamak ve yaşatmaktır. Maalesef ki günümüzde hem dini ilimler olsun hemde okullarda okutulan fen bilimleri olsun sadece bilgisayar programı yükler gibi sadece bilgi yüklemesinden farklı bir şey yapılmamaktadır. Bir konunun derinliğinden çok “testte ya da yazılı sınavda karşınıza şu şekilde gelir” “sadece bunu bilin yeter” tarzı salt bilgi yüklemesi yapılıyor ve ortaya bir sürü diplomalı ama tek bir cümle kuramayan tek bir özgün yorum geliştiremeyen ve belki de en kötüsü bu düşünmeyen bireyler ortaya çıkıyor. Çünkü onlara öğretilen sadece salt bilgiyi almaları ve testte karşılarına çıktığında doğru seçeneği bulmaları üzerindir ne yazık ki.

Gerek ilkolkul, ortaokul ve lise gibi hayatımızda önemli noktaların temellerinin atıldığı yerler olsun gerekse üniversite gibi bir takım sınavların ardından gelinebilen eğitim noktalarında olsun özümsemek olgusu üzerinde durulmayan bir konudur. Çünkü genel manada devletler düşünüp sorgulayan bir halk kitlesi istemedikleri gibi özelde de bize eğitim veren değerli insanlar da düşünüp sorgulamaktan ziyade salt bilgiyi alıp o bilgiyi kabul etmemizi isterler. Kendimizi üstün gördüğümüz hayvanların bile çoğu öncelikle yiyecekleri kendileri yerler özümserler ve sonra yavrularına yem olarak verip karnlarını doyurmalarını sağlarlar. Bu durum her gün gözümüz önünde cereyan etmesine rağmen biz onlardan üstün varlıklar olduğumuz için dikkatimizi çekmez (!)

Bu durum ne kadar iyidir ? Ne kadar faydalı olunabilir bu zihniyetle ? Ortaya çıkan sorunlara anlam vermemiz ne kadar mümkün olur ? Ya da verdiğimiz anlam ne kadar doğru olur ? Bundan daha önemli olanı ise bu sorunları nasıl yorumlayacağız ?

İşte günümüzde artık ideoloji kavramının sadece isimlerinin kalması ve insanların akıllı diye addettiği telefonlarına gömülmesi ve sosyal medyadan dünyayı yorumlamaya (!) ve anlamandırmaya (!) çalışması tamamıyla bu durumun özeti niteliğindedir.

Ne güzel demiş Herakleitos:

Çoğunluk kavramaz karşılaştığı şeyleri. Ne de anlar öğretildiği zaman. Yalnızca öyle gözükür.”

Ne düşünüyorsun

Bir cevap yazın