içinde

Özgürlüğe giderkene…

cicek tarlasinda hur

Kopçasını söküp fırlat yazgının!
Yaşamla ölüm arasındaki dar geçitte sıkışan tenini özgür bırak!
Kaygıların arzularının önüne geçemesin ve de arzuların ruhunu tefessüh ettirecek kadar histerik olmasın!
Yaşa dostum, tüm kalbinle ölüme aşıkken hem de.
Ayağının altındaki çimleri ezerek değil, bastığın yerden çiçekler bitirerek.
Yürü dostum, her adımda kendine, bir adım daha bir adım daha daha ve daha…
Ellerinden melekler süzülsün, kokun tüm solmuş çiçeklerin yüzünü güldürsün.
Sen doğaya benzediğin için değil, doğa sana benzediği için övünsün.
Güzelliğini mükemmelliğinden değil, kusurlarından al ki sonsuz olasın.
Gücünü yaralarından al ki gücünün kötücüllüğünden emin olasın.

Özgür ol, Genç..!
Yürü!

Korkularını yoluna çıkan büyücüye armağan et. Kaynasın kazanlarda, fokur fokur.
Acılarını bir uçurumun dalına as. Rüzgar silksin tozunu, efil efil.
Ümitsizliğini şeytana teslim et. Kıyamete kadar oynasın elinde, sefil sefil.
Çaresizliğini tahtadan bir köprünün göbeğinde terk et. Geç karşıya kes ipleri, teker teker.
Hayal kırıklıklarını göm yer yarığına. Erisin lavların koynunda, usul usul.
Bunları yapabilirsin öyle değil mi, Cesur Genç?

Peki bunları yapsan da özgür olamayacaksın desem sana?

Özgür ol, genç..!
Yürü!

Tüm güzelliklerini çölün erişilmezliğine teslim et.
Eşsiz erdemlerini sokak köpeklerine yem et.
Kusursuz aklını farelerin yaşamı için kobaylığa feda et.
Hudutsuz bilgini kara deliklerine nefesine hapset.
Seni sen yapan iradeni büsbütün hükümsüz ilan et.

Peki ya şimdi?

Özgür müsün, ey genç ?

Ne dersin?

Buradan sonrasında yalnızsın, ey genç..!

Ve bu yalnızlığın içinde boşluk duygusuna yer yoktur!
Zaten insanı kanatan yalnızlığın boşluğudur.
Yoksa yalnızlık hoştur.

Zira gerçek özgürlük, tüm boşlukların tek olanla dolmasıdır.

Dipnot: İşbu denklemin sağlaması ölümle müstakimdir!

Ne düşünüyorsun

Bir cevap yazın