Veda

Tarih:

Yazarın diğer yazıları;

İnsan Hasretteyken

Bütün acılarımın dermanıseni gördüğüm an gelecekbiliyorum.Yanağını bir kez okşasamgeçecek...

Güneş

Dolunaydan bir eksik ay.Dolunayı bir geçe.Tam gibi gözüken ama bir...

3×1

Geçsin diye içinden geçersin acıların. Geçecek güzel kızım. Geçsin diye içinden geçersin acıların. Geçecek...

Adem’in Doğuşu

Sanki kaburgalarım parçalanıyor. Yoksa seni kaburgamdan ben mi yarattım? İki büklüm...

Hesaplaşma

Söz konusu sen olduğunda herkesle, her şeyle savaşabilirdim. Gökten...

Biraz Kül Biraz Duman

Ben seni göğsümde uyutmuştum. Sen beni göğsünde uyutmuştun. Şimdi başka yastıklar taş...

Kusur

Bazen bitti sanırsın yağmurların. Bir gece ansızın tekrar gelirler. Bir bakmışsın...

İnsan Kendi Şeytanlarından Kaçamıyor

Bir öğleden sonraydı güneşli bir bahar havası. Dalgalar usul usul kumsalı...

Kapı arkası kaçak göçek öpüşmelerimiz

sabırsız, aceleyle soyunup uzun uzun sevişmelerimiz

bir koltukta sarmaş dolaş gülüşlerimiz

burun buruna, soluk soluğa

yek pare uykuya geçişlerimiz

kahveyi orta, çayı şekersiz içişlerimiz

kahvaltıyla bir bardak çay,

kahvaltıdan sonra yeni bardakla keyiflerimiz

akşam yemeğini tatlıyla geçiştirmelerimiz

saçma tartışmalar sonra küsüşlerimiz

bir yerlere hep el ele gidişlerimiz

sanki geç kalmışız,

sanki kovalıyorlarmışçasına telaşlı;

sanki artık durabiliriz,

nefes alabiliriz gibi sakin sevişlerimiz

ve tek bir kurşunla ölümlerimiz.

Giderken hepsini al.

Artık hiçbirini istemiyorum.

Ya da

gitme, kal.

Ezgi Esra Durğut
Ezgi Esra Durğut
Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunu. Hayatta yazmaktan başka çıkış bulamayanlardan, kelimelerle sığınak yapanlardan. Herkes kadar yalnız, herkes kadar kalabalık bir kaç cümleden ibaret.

Mail bültenimize abone olun

Yazılardan haftalık mail ile haberdar olun.

Son yazılar

Önceki İçerik
Sonraki içerik