Ana sayfaToplumPolitikaGürcistan'ın Güney Osetya Sorunu

Gürcistan’ın Güney Osetya Sorunu

Tarih:

Yazarın diğer yazıları;

Doğru olan şeyi yapmak

Yazı dizimizin ikinci bölümünde Michael Sandel'in Adalet isimli eserinin...

Korona virüsü ve Türkiye’nin uluslararası piyasadaki yeri

Artık resmen salgın olarak ilan edilen covid-19 virüsünün etkileri...

Korona virüsünün piyasalara etkilerine ilk bakış

Dünya; sosyal, çevresel, politik ve ekonomik anlamda Dünya Sağlık...

Micheal J. SANDEL: Adalet ve erdem arayışında bir filozof

Bu çalışmamız 8 bölüm olarak hazırlanmıştır. Her 15 gün...

Modern dünyaya bakış

İnsanın bir amaç olması gerekirken onu para için bir...

Demir kafes

Max Weber, Yeni Putperestlik olarak tanımladığı bu modern durumu...

Rasyonelleşme ve Sekülerleşmenin Sonuçları

GİRİŞ Bu çalışmada ilk olarak Weber’in düşünce dünyasındaki rasyonelleşmenin ve...

Protestan asketik ahlakı ve modern kapitalizm

Çalışmanın bu kısmında Protestan ahlakın hangi süreçlerden geçerek amaç...

 

Bu yazımızda  komşumuz Gürcistan’ın yakın geçmişte yaşadığı  Güney Osetya sorununu ele alacağız. 2008 yılında yaşanan bu sorunun Rusya müdahalesi ile son bulmasının ardından Gürcistan’da hükümet büyük ölçüde yön değiştirmiştir. Bu yazımızda sorunun 2008 Rus-Gürcü savaşı olarak literatürde yer bulan kısmına kadar olan olaylar örgüsünü inceleyeceğiz. Rus-Gürcü savaşı ve bu savaşın etkilerini diğer yazılarımızda ele almaya çalışacağız.

 

Güney Osetya, Kafkas Sıradağları’nın yamaçlarında yer almakta ve doğusu, batısı ve güneyinden Gürcistan tarafından çevrelenmiş 3900 km2 toprağı olan bölgedir. Sadece kuzeyinden açılan bir tünelle Rusya Federasyonu’na bağlanabilen bölge, bu haliyle Kuzey Osetya’ya doğal olarak bağlıdır.

Gürcistan ile Güney Osetya arasında problemlerin kaynağı 1917 yılına kadar gitmektedir. Çarlık Rusya’da gerçekleşen Ekim Devrimi’nde Güney Osetya Bolşeviklere, buna karşılık Gürcistan ise Menşeviklere destek vermiştir. Bölgenin kaotik ortamından yararlanan Güney Osetya, Bolşeviklerin de desteği ile Menşevik Gürcistan’a saldırmış ve Kızıl Ordu’nun Gürcistan’a girmesinden de cesaret alarak otonom yönetim kurmuşlardır. Otonomi kazanan Osetlere Sovyetler, bölgede dengelerin bozulmaması için daha fazla ileriye gitmelerine izin vermemişlerdir.1936 yılında ise Sovyetler, Güney Osetya’nın Gürcistan’a bağlanmasını, Kuzey Osetya’nın da Rusya sınırları içerisinde kalmasını kabul etmiştir.[1]

Sovyetlerden ayrılan ülkeler içerisinde ekonomik olarak görece geri olan Gürcistan, ekonomik krizin yanı sıra siyasi kriz de yaşamış ve ülkeye tam bir kargaşa hali hâkim olmuştur. Kaotik ortamdan faydalanmak isteyen Güney Osetya, kendi devletlerini kurmak için 1990 yılında harekete geçmiştir. Gürcü yönetiminden talep ettikleri özerk cumhuriyet statüsünün kabul edilmemesi üzerine,1991 yılında Güney Osetya Demokratik Cumhuriyeti’ni kurmuşlardır. Buna misilleme olarak Gürcü yönetimi, Güney Osetya’nın özerk statüsünü de kaldırmış ve taraflar arasında gerilim artmıştır. Gerilim sıcak çatışmaya dönmüş 1992 yılı boyunca taraflar birbirleri ile savaşmıştır. Yılsonuna doğru kabul edilen ateşkes ile silahlar susmuş, bölgeye Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı gözetimi altında Rus, Gürcü ve Osetlerden oluşan barış gücü kuvveti yerleştirilmiştir. 1992 yılında bölgeye görece gelen sükûnet, Şaakaşvili’nin Gül Devrimi ile iktidarı ele geçirmesi sonucunda bozulmaya başlamıştır.

[1] Emre KURT, DIŞ POLİTİKADA KRİZ YÖNETİMİ:2008 RUSYA-GÜRCİSTAN SAVAŞI ÖRNEĞİ, By Akademik Persfektif on 15 Şubat 2012

Mail bültenimize abone olun

Yazılardan haftalık mail ile haberdar olun.

Son yazılar