Ana sayfaToplumPolitikaKüreselleşme - Türkiye - Dünya

Küreselleşme – Türkiye – Dünya

Tarih:

Yazarın diğer yazıları;

Doğru olan şeyi yapmak

Yazı dizimizin ikinci bölümünde Michael Sandel'in Adalet isimli eserinin...

Korona virüsü ve Türkiye’nin uluslararası piyasadaki yeri

Artık resmen salgın olarak ilan edilen covid-19 virüsünün etkileri...

Korona virüsünün piyasalara etkilerine ilk bakış

Dünya; sosyal, çevresel, politik ve ekonomik anlamda Dünya Sağlık...

Micheal J. SANDEL: Adalet ve erdem arayışında bir filozof

Bu çalışmamız 8 bölüm olarak hazırlanmıştır. Her 15 gün...

Modern dünyaya bakış

İnsanın bir amaç olması gerekirken onu para için bir...

Demir kafes

Max Weber, Yeni Putperestlik olarak tanımladığı bu modern durumu...

Rasyonelleşme ve Sekülerleşmenin Sonuçları

GİRİŞ Bu çalışmada ilk olarak Weber’in düşünce dünyasındaki rasyonelleşmenin ve...

Protestan asketik ahlakı ve modern kapitalizm

Çalışmanın bu kısmında Protestan ahlakın hangi süreçlerden geçerek amaç...

Verdiğim uzun aradan dolayı değerli ” Mornota ” okuyucularından özür dileyerek yeni bir inceleme üzerine yazı dizilerine başlamak istiyorum. Yayımlayacağımız yeni yazı dizisinde küreselleşen dünyanın tanımı ve bu tanım içerisinde Türkiye’nin yeri ve buna bağlı olarak yeni dünya düzenine göz atacağız :

İletişim olanaklarının gelimesi ve artmasıla ortaya çıkan bir kavram: Küreselleşme. Özellikle Soğuk savaşı ve bitişini takip eden yıllarda ivme kazanan bu kavram genelinde batı değerlerinin tüm dünyaya yaılmasının uğraşısı olarak görülebilir. Özellikle son dönemde kaynayan bir dünya ve Türkiye’nin olduğu bu dönemde küreselleşme olgusu iyice dikkat çekmiştir. Ortadoğu’da yaşanan bir olay Ortadoğu da kalmamış Çin, Rusya gibi dünyadaki en uç nokta ülkelerden, Avrupa gibi en gelişmiş ülkeleri etkilemektedir. Şimdi bu küreselleşme ve küreselleşme olgusunu Türkiye özelinde ele almaya çalışacağız:

Küreselleşme, en basit anlamda, dünyanın farklı bölgelerinde yaşayan insan, toplum ve devletler arasındaki iletişim ve etkileşim derecesinin “karşılıklı bağımlılık” kavramı çerçevesinde giderek artması olarak tanımlanabilir.[1] Yukarıdaki tanım ışığında, küreselleşmenin çok boyutlu bir kavram olduğu kolaylıkla anlaşılabilmektedir. Nüfuz alanı; “insan ve insan toplulukları arasındaki ilişkiler” olan küreselleşme, bu itibarla ekonomik, siyasi-güvenlik, teknolojik-iletişimsel, çevresel-demografik ve kültürel boyutlara sahiptir. Bu çerçevede küreselleşme sürecinin temel aktörleri de üzerinde durulması gereken bir konudur. Çağdaş küreselleşme, çok-aktörlü bir yapı içerisinde gelişmektedir. Bu bağlamda, dört temel aktörden bahsedilebilir:

  • Ulus-devlet,
  • Uluslararası kuruluşlar-devletler-üstü kurumlar,
  • Yerel yönetimler
  • Sivil toplum kuruluşları.

Küreselleşme süreci, bu aktörlerin karşılıklı iletişimi ve etkileşimi sonucunda şekillenmektedir.

Türkiye küreselleşmeden oldukça yüksek bir düzeyde etkilenmektedir. Bu durumun temel bir nedeni, Türkiye’nin jeo-stratejik konumundan kaynaklanmaktadır. Türkiye, Batı ile Doğu’nun, Kuzey ile Güney’in buluştuğu bir noktada, küreselleşmenin etkilerine geniş oranda açık durumdadır.

Türkiye’nin küreselleşmeden etkilenmesinin bir diğer nedeni ise içinde barındırdığı kültürel çeşitlilik olarak gösterilebilir. Türkiye, sahip olduğu özel coğrafi konumu ve köklü tarihi nedeniyle kültürler ve medeniyetlerarası diyaloğa ev sahipliği yapan bir ülke konumundadır.

Küreselleşmenin bu etkileri yukarıda da değinildiği gibi son dönemde kendini daha çok hissettirmişir. Türkiye özelinde incelediğimiz bu olgu dünyada da benzr şekildedir. Artık küreselleşme olgusu ile devletler adeta bir domino taşına dönmüştür. En küçük olanında olan bir farklılık ya da değişiklik diğer tüm unsurları da etkilemektedir. Bakınız Suriye topraklarında yaşanan olaylar  ve dünyaya çıktısına !!!

 

[1] Fırat BAYAR, Küreselleşme Kavramı ve Küreselleşme Sürecinde Türkiye, s. 1.

Mail bültenimize abone olun

Yazılardan haftalık mail ile haberdar olun.

Son yazılar