Şimdi kullandığım kelimelerin içinde küçük bir gezintiye çıkın!

Kapıyı açığımda korunaklı pencereye yaslanarak karanlık gökyüzünü izliyordu. Bana dönerek: “Ben uyumak istiyorum doktor.” dedi. Bakışlarımı gözlerinde toplayarak: “Bence biraz konuşmalıyız.” Gözlerini büyüttü. “Ne konuşacağız doktor?” Karşısına oturdum. “Ne anlatmak istiyorsan, onu anlatabilirsin.” Avazı çıktığı kadar gülmeye başladı. “Bak aklıma geldi doktor, kokusu hala burnumda.” Şaşırarak gözlerinin içine baktım. “Ne kokusu.” Hırıltılı sesini yükselterek: “Kan kokusu doktor.” “Neden yaptın?” Bir kez daha avazı çıktığı kadar güldü. “Canım istedi doktor.” Aniden duraksayarak devam etti. “Yabancı bir kadın evde, yabancı bir kadın bana sarılıyordu, ona sarıldıkça kendimi iyi hissediyordum doktor. Ama yabancıydı o bana, farklıydı. Gözlerimin içine bakarken gülüyordu doktor, bana gülüyordu; her seferinde. Bana gülmesini istemiyordum doktor, bana kimseler gülmesin. Her gün bir yatakta beraber yatıyorduk doktor, ama o bana yabancıydı. Sesi çok hoştu doktor, çok güzeldi ama yabancıydı! Elleri benimkinden inceydi doktor, narindi. Her zaman benden bir şeyler istiyordu doktor. Onu mutlu edebilmem için. Onu en sonunda mutlu edebildim doktor, çok mutlu oldu. O sebepsiz yere gülerdi doktor, ben gülmezdim. Ben ona hep kızardım, o gülerdi. Bende sonra ağlanacak halime hep güldüm doktor. Bak yine gülüyorum.” Kahkahalar atarak devam etti. “Bak o, orada bizi izliyor doktor.” Yıldızları gösteriyordu. “O oraya gitti artık, ben ise buraya. Başına bela oldum doktor.” Sessizlik çöktü ve hırıltılı ses tonu aniden mahzunlaştı. “Çok özlüyorum doktor. Onu çok özlüyorum. Hemşirelere sorduğuma göre çok uzaktaymış yıldızlar doktor. Ona nasıl ulaşabilirim? Ona söyle doktor, bir daha gelirse onu öldürmeyeceğim. Çocukları olursa, çocukları öldürürüm doktor. Çocukları sevmiyorum. Çok ses çıkarıyorlar, sinir bozucu doktor, anlatabiliyor muyum?” Başımı sallayarak: “Anlıyorum, seni anlıyorum.” Desem de gözlerimin içine yoğunlaşarak: “Anlayamazsın doktor! Beni kimseler anla-m-a-z! Gökyüzünün ışıklarını kim kapattı doktor? Karanlığı sevmiyorum. O can çekişirken karanlıktı her yer ama bedeninden akan kıpkırmızı sıvı aydınlatıyordu geceyi doktor. Yüzüm aydınlanıyordu ve ben mutlu oluyordum, o da mutluydu doktor. İnan bana!” Gökyüzüne derinleşti ve gözlerime çaresiz çaresiz baktı. “Evde kadın kokusu vardı doktor, artık yok! Kayboldu doktor, tüm kokular toparlanıp gitti. Ben onlara git demedim ki? Kadın kokusuna ihtiyacım var doktor. Sana bir sır vereyim mi? Ben onu öldürdüm doktor.” Bakışları ve sesi hüzne boğuldu aniden. “Benim hislerimi öldürdüler doktor, bende onu öldürdüm. Şimdi ödeştik mi? Hepimizin içinde deli bir kadın vardır doktor, ben onu öldürdüm. Sende öldürdün mü?” Bir an öfkeyle bağırdı. “Öldürdün mü!” “Öldürmedim!” Gözlerime bir kez daha yoğunlaştı. “Öldür onu doktor! Onu çabuk öldür. Yaşamını mahvediyor doktor. Seni mahveder, yapma, öldür onu doktor!” Sessizliğe ortak oldum lakin bakışları cevap vermem için beni zorluyordu. “Ben onu seviyorum, öldüremem.” Kahkahalarına devam ederek: “Ne demiş şair doktor: ‘Herkes öldürür sevdiğini!’ önce o beni öldürdü, sonra ben onu öldürdüm. Öldürdüm onu, ben öldürdüm.. Sadece ben öldürdüm. Bence anlaşmalı bir yol çizdik birbirimize. Şimdi bana izin vermelisin doktor. Ben uyumak istiyorum.” “Peki!” diyerek ayağa kalktım ve kapıyı açarken mahzun ve bir o kadar gaddar bir sesi kulağımı zırvaladı. “İyi geceler yok mu doktor?” Arkama yönelerek bir katilin gözlerinin içine baktım. “Allah belanı versin!” diyemeden uzaklaştım ondan.

Seçim sizin. Ya iyi olduğunuzu düşünen bir şizofren olun ya da doktor! Eğer bugün şizofrensek yarın güneş doğacak, her şey kaldığı yerden devam edecek. Nasıl biri olacağınıza siz karar verebilirsiniz. Seçim sizin!

 

Evren Sarı
"Kafamın içinde dönen, bir türlü kimselere anlatamadığım dünyayı anlatmak için yazıyorum." 18 yaşında kendini geliştirmekte olan bir genç yazar. Asıl amacı; kilometrelerce uzaktaki insanların yüreğine, ruhuna dokunabilmektir. Varoluşçuluğu benimsemiş yazara edebiyat camiasında "Düşünen Adam, Bohem, Ölüm Yazarı" gibi lakaplar takılmıştır. "Düşünen Adam, Bir Şair Adamın 118 Günlük Öyküsü ve Çaresiz Adamdan Uzak Diyarlara Mektuplar" kitaplarını yazmıştır. Ona sosyal medya hesaplarından ulaşabilirsiniz.

Kimler Neler Demiş?

Please Login to comment