Ana sayfaYazar günlükleriŞu anın tepesi "örttüklerimiz-örtündüklerimiz"

Şu anın tepesi “örttüklerimiz-örtündüklerimiz”

Tarih:

Yazarın diğer yazıları;

Sendeki Ben,Bendeki Sen

    Birini anlama hassasiyeti içerisinde olmak sınırları bulanıklaştırıyor....

”……………………”

''........................'' Artık öfkelendiğim düşmanım değilsin, Şiirlerimin misafirlerinden birisin. Hayır, hoşgeldiğin bir yer...

İki adım

Sanki yeni bir hayatın kapısında tanıdık bir hissi yaşıyorum....

Taştan kalbin nefreti

   Bugün hızlı hızlı dolanıyor kapıları sözcükler. Senin sustukların...

Gri adam

Kapılar çarpar durur... Aylardan eylül ama bu ayın adı...

Pencereden bak

  Pencereden bak. Ağaca yaslanan bir park. Gölgesinde yaprakların...

Hurdacı

Yeni bir gün doğuyor. Esen rüzgar şehri yavaş yavaş...

Duyguların sırrı

İnsanoğlu içindeki duyguların hepsini sobaya atılmış kağıt parçası gibi...

  Şu anın tepesinde iki kişiyiz. Ben tepenin bir ucunda neden, nasıl derken, sen diğer tarafından duyuyorsun şu anımı ve paylaşmaya başlıyorsun. Ancak saniyeler sonra fark etmeliyiz ki şu anın tepesinde artık iki kişi filan değiliz, kalabalığız. Sen alçak gönüllü olup de ki üç kişiyiz. Ben de diyeyim ki üç kişiden kalabalık mı olur? Bak ellerimle gösteriyorum şu anın tepesi oradaki dünya kadar kalabalık. Ne yazdıklarım ne okudukların… Doğum anı, mutluluk anı, kaza anı, ayrılık anı, büyüme anı, susma anı… Şu anı her birimiz eşit bir şekilde yaşıyorduk işte farklı taraflarından. Bu kadar kalabalık arasından tanıyorduk hemen. Doğumu başlangıçtan, mutluluğu yaşamaktan, kazayı acısından, ayrılığı gidişlerden, büyümeyi anlamaktan, susmayı düşünmekten tanıyorduk.

    Saniyeler sonra fark etmeliyiz ki kalabalıklaştıkça örtünüyoruz bir yerde. Sen buna geçmiş de ben ise gelecek. Sen sığınıyor ol ben ise kayıp. Bir başkası kaçıyor olsun , kalıyor olsun , biliyor olsun ya da biraz yabancısı olsun şu anlarımızın. Diyeceksin ki aynı örtünün altında farklı şeyler yapmak bir yerde benzemek değil midir? Zaten benzemez mi insan insana, anılar anılara ; farklı zamanlarda, farklı yerlerde ve farklı şekillerde.

   Yalnız bilmelisin ki şu anın tepesinde artık iki kişi filan değiliz. Sen de ki tek kişi mi kaldık kalabalığın ortasında, ben de diyeyim ki hayır yokuz artık. Bakınca bir yerden şu an örtündüklerimizde kaldı. Korkma üşümen gerekmez. Sadece yokuz eğer ne örttüğümüzü bilmiyorsak, nasıl olduğunu hatırlamıyorsak, neden düşünmüyorsak .

Saniyeler sonra fark etmeliyiz ki benzemez mi insan insana, anılar anılara ne, nasıl, neden diyemeyecek kadar suskunsa. Korkma durman gerekmez kalabalığın ortasında yokmuş gibi.

Farklı zamanlarda, farklı yerlerde ve farklı şekillerde örttüklerimizi ve örtündüklerimizi keşfetmeniz dileğiyle.

Meryem Özdoğan
Meryem Özdoğan
11 nisan 1994'te Rusya'nın Novokuznetsk şehrinde dünyaya geldim.Küçük yaşta İzmir'e yerleştik .Yazı yazmaya ilgi duyuyorum ve keyifli okumalar diliyorum .

Mail bültenimize abone olun

Yazılardan haftalık mail ile haberdar olun.

Son yazılar

Önceki İçerik
Sonraki içerik