Bugün yatağa esir oluşumun 554. günü… İçimdeki boşluğu tasvir edebilecek hakkaniyetli cümle kuramadığımdan suskunluğumun 25. yılı! Bugün 10 mayıs. Evliliğimin yıl dönümü.
Dimağımda hatıra sayılır yaşamaya dair düşünce yokken rüyalarıma girip parmaklarımın üşüdüğünü bilen gönüldaşımla evlendiğim gün bugün. Küçücük yaştan beri bedenime hükmeden duygularıma söz tanıdığım gün! Bugün sevgimin ayazının parmaklarımı daha çok üşüteceğine nikâh kıydığım gün…
Yetmezmiş gibi benlerin yansımalarını gözyaşlarımdan sıyırıp hisdaş doğurduğum gün de bugün. Bugün senin doğum günün kızım. Baharın her sene yeni devinimler ile tomurcuk tomurcuk yeşerdiği vakitler… Yani bugün içimin en ücra köşesine ötelenmiş senin, avuçlarıma doğduğu gün. Nur’um bugün doğum günün!
Vakit ne de hızlı geçiyor. Görüyorum ki bedenin , cinsinin, ananın,babanın yaşamının farkına varır oldun. Ardından ömrüne bir kişilik doğurmaya çalışıyorsun. Sancıların dayanılmaz aromasına bir de aşk eklemek istiyorsun. Ama yapma! Sevgi ziyadesiyle yeter bu dünyaya. Beylik hayallere sakın kapılma hatta kork Nur’um benim kork…
Bak bana öyle pervasızlaştım ki kızıma; bedenime dokuz ay mahpus ettiğim bir meleğe acı çektirdiğimi bile bile gözlerinin içine bakarak ‘ben yaşamak istemiyorum!’diye her gün haykırıyorum. Bu sefer son kez her şeyi bir kez daha dile getirip kaybolmaya…..
[10 mayıslara mektup1]

Kimler Neler Demiş?

Please Login to comment